Türkiye’nin hazır giyim sektörü, son yıllarda yaşadığı zorluklara rağmen yeni bir yol haritası belirliyor. İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörde rekabetçiliği artırmak için önemli adımlar atacaklarını duyurdu. Yapılan açıklamalara göre, hazır giyim sektörü, fiyat odaklı rekabetten uzaklaşarak katma değerli üretim ve markalaşmaya odaklanacak.
Rekabetçilik Sorunları ve Ekonomik Zorluklar
İHKİB Başkanı Paşahan, sektörün son üç yılda 4,4 milyar dolarlık ihracat kaybı yaşadığını belirtti. Bu süreçte, ithalatın 4,5 milyar dolar seviyelerine ulaştığını vurguladı. Ayrıca, sektörde yaşanan rekabet gücü kaybının temel sebepleri arasında artan maliyetler ve enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan politikaların etkili olduğu ifade edildi. Bu durum, hazır giyim sektörünün istihdam kaybına ve ihracat kaybına neden oldu.
Piyasa koşullarındaki zorluklar, iş gücü maliyetlerini de etkiledi. Türkiye’deki asgari ücretli bir çalışanın maliyeti, 2022 yılında 600 dolar iken, günümüzde 1.500 dolara yükseldi. Bu rakam, rakip ülkelerdeki asgari ücretli çalışanların maliyetinin 250-350 dolar seviyelerinde olmasıyla kıyaslandığında, Türk hazır giyim sektörünün uluslararası pazardaki rekabet gücünü daha da zorlaştırıyor.
Piyasa Destekleri ve İhtiyaçlar
İHKİB, sektörde yaşanan sorunların çözümü için çeşitli destek taleplerinde bulunuyor. Bu bağlamda, istihdam ve asgari ücret desteklerinin artırılması, döviz dönüşüm desteğinin yükseltilmesi ve ihracatçıların uygun maliyetle finansmana erişimini sağlamaya yönelik stratejiler önerilmektedir. Örneğin, mevcut istihdam desteğinin 3.500 liradan 6.000 liraya, asgari ücret desteğinin ise 1.270 liradan 2.500 liraya çıkarılması talep ediliyor.
Ayrıca, hazır giyimde döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3’ten yüzde 10’a yükseltilmesi gerektiği ifade ediliyor. İhracatçının maliyetle finansmana erişiminde ise yüzde 15’in altında kalacak çözümler geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu desteklerin sağlanması halinde, sektördeki rekabet gücünün yeniden artırılabileceği iddia ediliyor.
Uzun Dönem Stratejileri ve Hedefler
Paşahan, Türkiye’nin artık ucuz üretim ülkesi olmadığını vurguladı ve oyunların fiyatla değil, değerle kazanılacağını belirtti. Asya ülkeleriyle ucuz işçilik üzerinden rekabet etmenin mümkün olmadığını ifade eden Paşahan, Avrupa’daki üretim ve tedarik zincirinin de köklü bir dönüşüm geçirdiğini belirtti. Bu dönüşüm, döngüsel ve sürdürülebilir üretim anlayışının ön plana çıkmasıyla birlikte, Türkiye’nin bu alanda avantajlı bir konumda olduğunu gösteriyor.
İHKİB Başkanı, kullanılmayan giysi ithalatında döngüselliği sunma ve geri kabul etme yeteneklerinin bulunduğunu belirterek, daha az adetli, daha nitelikli ve uzun ömürlü ürünler üretmeye yönelik hızlı bir dönüşüm sürecine girildiğini ifade etti. Bu dönüşüm sürecinin, Türkiye’nin satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olmasına katkı sağlayacağı öne sürülüyor.
Teşvik ve Destek Talepleri
İHKİB’in talepleri arasında, mevcut teşvik sisteminin güçlendirilmesi ve genişletilmesi de yer alıyor. Örneğin, 6. bölge teşviklerinden yararlanacak tekstil yatırımlarının süresinin 10 yıl uzatılması, mevcut teşvik belgelerinin süresinin uzatılması gibi öneriler dile getiriliyor. Ayrıca, asgari ücretin yüzde 50 fazlasına kadar ücret alan personelin SGK primlerinin teşvik kapsamına alınması gerektiği ifade ediliyor. Bu tür destekler, sektördeki mevcut kapasitelerin korunması ve ekonomik darboğazın aşılması adına kritik öneme sahip.
Özetle, Türkiye’nin hazır giyim sektörü, karşılaştığı zorluklara rağmen ulaşılabilir lüks olma hedefini belirleyerek, rekabet gücünü artırmayı ve katma değerli üretime odaklanmayı amaçlıyor. Bu süreçte, sektöre yönelik desteklerin artırılması ve stratejik adımların atılması büyük önem taşıyor.
💬 Yorumlar (0)