İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda, Ekrem İmamoğlu’na yönelik davanın 21. duruşmasını gerçekleştirdi. Duruşmada, tutuklu sanıklardan KİPTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Ali Kurt, mahkeme heyetine savunma yaptı.
Ali Kurt’un Savunması
Ali Kurt, savunmasında harita mühendisi olduğunu belirtti ve tutuklanmadan önceki aylık gelirinin 400 bin TL olduğunu ifade etti. 2019 yılında yapılan yerel seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasının ardından KİPTAŞ Genel Müdürü olarak atandığını anlatan Kurt, “KİPTAŞ’ı devraldığımızda ciddi sıkıntılar yaşadık, piyasaya yüklü miktarda borcu vardı. Finansman planı yaptık, borçları yapılandırdık. Bir yıl içinde kurumu yürür hale getirdik ve ardından borçları sıfırladık” dedi.
Kurt, memur olmamasına rağmen “irtikap” suçlamasıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, “Hayatımın son 13 yılında üst düzey yöneticilik yapıyorum. Huzur hakkı alıyorum ve standartların üzerinde bir gelirime sahibim. Mal varlığım hakkında spekülatif beyanlarda bulunuluyor” şeklinde konuştu. Kurt, hakkında herhangi bir suç unsuru bulunamadığını ve MASAK raporunun olmadığını, ancak tutuklanmadan 20 gün önce tüm mal varlığına el konulduğunu söyledi.
KİPTAŞ İhaleleri ve Bahattin Uçar İddiaları
Kurt, İETT’nin Vadi İstanbul olarak bilinen arazisi için ihale açtığını ve KİPTAŞ olarak en yüksek teklifi verip ihaleyi kazandıklarını aktardı. Ardından kendilerinin açtığı alt ihaleyi, müşteki Bahattin Uçar’ın sahibi olduğu İnvest firmasının kazandığını söyledi. Uçar’a 50 dairenin İBB personeline SPK değerinin altında satılması için baskı yaptığı iddialarını reddeden Kurt, “Uçar, bunu kabul etmediği için satış onayı vermemiş ve hak ediş ile satış onaylarını geciktirmişim” dedi. Kurt, satışa konu edilen dairelerin parasının KİPTAŞ’a değil İETT’ye yatırıldığını vurguladı.
Kurt, tüm bu süreçte yaşananların detaylarını aktardı ve “250 bin metrekarelik bir inşaattan bahsediyoruz. Her dairenin ilk satış onayı son derece önemlidir. Bu kadar büyük bir işte yazının bir ayda gelmesi fazla mı?” diye sordu.
Necmeddin Şimşek İle İlgili İddialar
Başakşehir’de Sular Vadisi’ndeki arazinin son kiracısı olan Necmeddin Şimşek’i alanı amacı dışında kullandığı gerekçesiyle çıkarmaya çalıştıklarını ifade eden Kurt, açtıkları davanın beş yıl sürdüğünü ve icra yoluyla tahliye yoluna gittiklerini öne sürdü. Kurt, Şimşek’in mülk üzerindeki kullanımını sürdürmesi için araya birini koymaya çalıştığını iddia etti ve bu kişinin dolandırıldığını belirtti.
Kurt, “Dolandırılınca da gidip İBB dosyasında suç duyurusunda bulunuyor. Devletin işgal edilen arazisini tahliye ettirmişimdir” dedi. Şimşek’in para verdiği iddia edilen kişiyle olan ilişkisinin kendisini ilgilendirmediğini dile getirdi.
Duruşmada Gerilimli Anlar
Duruşma sırasında sanık Kurt’a yöneltilen sorular üzerine gergin anlar yaşandı. Duruşma savcısının, “Müşteki Bahattin Uçar, sanıklar Ekrem İmamoğlu ve Ertan Yıldız ile Vadi İstanbul projesiyle ilgili bir toplantı yaptınız mı?” sorusuna, Kurt, “Böyle bir toplantı yapıldı ve gizli değildi. Bahattin Bey projesini Ekrem başkana anlatmak istedi” diyerek yanıt verdi. Kurt, toplantıda konutlarla ilgili İBB personeline kampanya yapma fikrinin gündeme geldiğini, ancak Bahattin Uçar’ın bunu kabul etmediğini belirtti.
Ali Kurt, Ekrem İmamoğlu’nun, “6 yıl boyunca herhangi bir kişi için herhangi bir projede özel bir indirim yapılmasını istedim mi?” sorusuna ise “Kesinlikle böyle bir şey olmadı” şeklinde yanıt verdi. İmamoğlu ise, “Sosyal konut yapabilir miyiz, hatta Anadolu’da bir yazlık site çalışabilir miyiz diye bazı fikirlerimizi sizinle paylaşmışımdır” dedi.
Duruşma, sanıkların ve sanık avukatlarının sorularıyla devam etti. Duruşma başkanı, Kurt’un bir avukatının beyanları sırasında kendisine yönelik sarf ettiği “Bizim için kıdem önemli değil” sözleri üzerine Kurt, “Kıdemim yanlış biliniyor. Hakimlikte 12 yıl, avukatlıkta 8 yılım var” ifadelerini kullandı. Duruşma, yarın tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edecek.
💬 Yorumlar (0)