Almanya’nın Berlin kentinde gerçekleştirilen Petersberg İklim Diyaloğu Toplantısı, COP31 Başkanlığı ve Türkiye’nin iklim politikaları açısından önemli bir buluşma oldu. Toplantıya, 40’tan fazla ülkenin iklim bakanları katıldı. Türkiye’nin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, burada yaptığı konuşmada iklim değişikliği ile mücadelede Türkiye’nin rolüne dikkat çekti.
Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin karmaşık jeopolitik krizlerde yapıcı bir diyalog geliştirdiğini belirterek, COP31’de de benzer bir yapıcı rol üstlenmeyi hedeflediklerini ifade etti. Kurum, “Daha adil, kapsayıcı ve işlevsel bir küresel düzenin inşasına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Bunun başarılması halinde COP31, yalnızca bir zirve olmaktan çıkarak gerçek anlamda bir dönüm noktası olabilir.” dedi.
İklim Finansmanı ve Taahhütler
Bakan Kurum, toplantıda iklim finansmanı konusunun önemine dikkat çekti. Ülkelerin, ulusal katkı beyanlarını (NDC) bir an önce sunmalarını ve iklim finansmanı ile mücadelede hızlanmaları gerektiğini vurguladı. “Tüm aktörlerin 1.3 trilyon dolarlık Bakü-Belem yol haritasının tavsiyelerine uymasını bekliyoruz.” şeklinde konuştu.
Almanya’da gerçekleştirilen toplantıda, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in video mesajla katıldığı belirtildi. Bakan Kurum, fosil yakıt bağımlılığının enerji arzı güvenliğini tehdit ettiğine işaret ederek, “Milyarlarca insanı yoksulluktan kurtaran enerji sistemlerinde son 4 yıl içinde ikinci kez küresel düzeyde kriz yaşanıyor. Ancak bu kriz, fosil yakıtların enerji arzı güvenliğini garanti etmediğini net bir şekilde göstermiştir.” dedi.
Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Yatırımları
Türkiye’nin son on yılda yenilenebilir enerji üretimini üç katına çıkardığını kaydeden Bakan Kurum, enerji verimliliğine 10 milyar dolardan fazla yatırım yapıldığını vurguladı. “2022 enerji krizinden bu yana tüm Avrupa Birliği ülkelerinden daha fazla enerji depolama kapasitesine izin verdik. 2035 yılına kadar her yıl en az 8 gigawatt yenilenebilir kapasitesi eklemek gibi iddialı bir hedefimiz var.” dedi.
Bakan, ayrıca 2030 yılına kadar enerji verimliliğine 20 milyar dolardan fazla yatırım yapmayı hedeflediklerini ifade etti. Ancak bu tür somut sonuçlara ulaşmanın her ülke için kolay olmadığını belirterek, küresel ihtiyaçlar ile mevcut kaynaklar arasındaki boşluğun kapatılması için ortak çalışma çağrısında bulundu.
Ulusal Katkı Beyanları ve Şeffaflık Raporları
Ülkelerin Ulusal Katkı Beyanları’nı ve 2 yıllık şeffaflık raporlarını sunmaları gerektiğinin altını çizen Bakan Kurum, COP sürecinde zorluklarla karşılaşılabileceğini belirtti. “Ancak, herkesi aynı masa etrafında toplamak için elimizdeki en iyi zemin de bu toplantılardır. COP31 Başkanlığı olarak sorumlu bir yönetim anlayışı sergileyeceğiz. Süreci destekleyecek ve temellerini güçlendirmeye çalışacağız.” dedi.
Gelişmiş ülkelerin COP29 Bakü Finans Hedefine adil paylarını nasıl aktaracaklarını göstermeleri gerektiğini söyleyen Kurum, BM iklim fonlarının güçlü bir şekilde yenilenmesine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Bu mali alanı kısıtlı olan ülkelerin adaptasyon için imtiyazlı ve hibe bazlı kamu finansmanına gereksinim duyduğunu vurguladı.
Küresel İklim Eylem Gündemi ve Tematik Öncelikler
Bakan Kurum, COP31 vizyonunun “Geleceğin COP’u” olarak tanımlandığını hatırlatarak, başkanlığın diyalog, uzlaşı ve aksiyon olarak üç temel ilke doğrultusunda şekilleneceğini söyledi. Türkiye olarak bu süreci daha da kurumsallaştırmayı hedeflediklerini belirtti.
COP31 Başkanlığı olarak, Küresel İklim Eylem Gündemi ile uyumlu 9 tematik öncelik belirleyeceklerini ifade eden Bakan Kurum, bu öncelikler arasında döngüsel ekonomiye geçişi desteklemek için sıfır atık yaklaşımlarının, sürdürülebilir enerji sağlamak için temiz enerji ile endüstriyel dekarbonizasyon gibi unsurların yer alacağını sözlerine ekledi. Bakan Kurum, kıyı ve deniz ekosistemlerini koruma konusunun da önemini vurguladı.
Bu bağlamda, COP31’in iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir platform olacağı ve ülkelerin işbirliği ile daha etkili çözümler geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. İklim değişikliği, tüm dünya için ortak bir sorun olarak kabul edilmeli ve bu sorunun çözümü için herkesin üzerine düşeni yapması gerekmektedir.
💬 Yorumlar (0)