ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yurt dışında görev yapan diplomatlarına yönelik kritik bir talimat verdi. Bu yeni talimat, diplomatların görev yaptıkları ülkelerin hükümetlerini, İran kaynaklı artan saldırı riskine karşı acil önlemler almaya teşvik etmelerini öngörüyor.
ABC News’un iç yazışmalara dayandırdığı haberlere göre, bu talimat özellikle “İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) faaliyetlerine dair artan endişeler” başlığı altında hazırlandı. Yazışmalar, dünya genelindeki ABD diplomatik ve konsolosluk temsilciliklerine gizli bir şekilde iletildi ve diplomatlara, görev yaptıkları ülkelerdeki üst düzey yetkililere bu mesajı iletmeleri gerektiği belirtildi.
İran’a Yönelik Acil Önlemler
Yazışmada, İran ve İran yanlısı grupların saldırı kapasitesinin arttığına dikkat çekildi. Bu durumun ciddiyetine binaen, diplomatların acil eylem planları oluşturması gerektiği ifade edildi. Diplomatlardan, bu mesajı yerel hükümetlere ileterek, saldırı riskini azaltmak adına hızlı adımlar atılması gerektiği belirtildi.

Bu talimatın, 20 Mart tarihine kadar uygulanması gerektiği, yazışmada açıkça yer aldı. ABD yönetiminin değerlendirmelerine göre, İran’ın saldırgan davranışlarına karşı kolektif bir hareketin oluşturulması, bu tür eylemleri önlemede daha etkili olacağına inanılıyor.
Uluslararası İş Birliği ve Ortak Baskı
ABD’nin iç yazışmalarında, İran yönetiminin tek taraflı adımlara kıyasla çok taraflı girişimlere daha fazla tepki verdiği değerlendirildi. Bu çerçevede, farklı ülkelerin ortak baskı oluşturarak İran’ın davranışlarını etkileme potansiyelinin daha yüksek olduğu ifade edildi.
Diplomatlardan, görev yaptıkları ülkelerde bu stratejiyi üst düzey yetkililere aktarmaları ve koordineli hareket etmenin önemini vurgulamaları istendi. Böylece, İran üzerindeki uluslararası baskının artırılması hedefleniyor.
Hizbullah ve IRGC’ye Yönelik Çağrılar
Yazışmada ayrıca, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ve Hizbullah’ı terör örgütü olarak tanımayan ülkelere yönelik özel bir çağrı yapıldı. ABD diplomatlarının, bu ülkelerdeki ilgili hükümetleri bu konuda hızlı adımlar atmaya teşvik etmeleri istendi.
Bu tür bir yaklaşımın, İran üzerindeki uluslararası baskıyı artıracağı ve küresel güvenliği tehdit eden faaliyetlerin sınırlandırılmasına yardımcı olacağı vurgulandı. Dolayısıyla, diplomatların bu konuya özel bir önem atfetmeleri bekleniyor.
İsrail ve ABD’den İran’a Askeri Saldırılar
Öte yandan, 28 Şubat tarihinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılara başladığı bildirildi. Bu saldırıların, Tahran ve Washington yönetimleri arasında müzakerelerin devam ettiği bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti. İran ise, bu saldırılara yanıt olarak bölgedeki çeşitli hedefleri hedef aldı.
İran yönetimi, ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkelerde belirlenen hedeflere saldırılar düzenledi. Bu karşı saldırıların ardından, İranlı yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1348’i aştığı, yaralı sayısının ise 17 binin üzerinde olduğu belirtildi.
💬 Yorumlar (0)