ABD Yüksek Mahkemesi, doğum yoluyla Amerikan vatandaşlığı hakkının kazanılması konusunda önemli bir duruşma gerçekleştirdi. Bu duruşmada, Başkan Donald Trump’ın doğumla kazanılan vatandaşlığı sınırlamaya yönelik başkanlık kararnamesinin Anayasa’nın 14. maddesiyle uyumluluğu değerlendirildi.
Yüksek Mahkeme Duruşması ve Tartışmalar
Yüksek Mahkeme yargıçları, duruşmada Trump’ın başkanlık kararnamesinin geçerliliği ile ilgili tarafların görüşlerini dinledi. Duruşma sırasında, ABD’de geçici olarak bulunan veya yasa dışı olarak yaşayan ebeveynlerin doğan çocuklarının Amerikan vatandaşı olup olamayacağına dair tartışmalar yapıldı. Yargıçlar, bu durumun Anayasa ve federal yasalar açısından ne anlama geldiğini sorguladı.
Trump yönetiminin görüşlerine yakın bir duruş sergileyen Yargıç Clarence Thomas, doğumla kazanılan vatandaşlık hakkını düzenleyen anayasa maddesinin kökenine dair ilginç bir yorumda bulundu. Thomas, bu maddenin göçmenlikle ilgili değil, geçmişte özgürleştirilmiş köleler başta olmak üzere belirli gruplara vatandaşlık hakkı tanımak amacıyla oluşturulduğunu ifade etti.
Trump’ın Duruşmaya Katılımı ve Tepkiler
Washington DC’deki Yüksek Mahkeme binasında yapılan duruşmaya katılan Trump, Adalet Bakanlığı’nın savunmasını dinledikten sonra, doğum hakkıyla vatandaşlık hakkını savunan avukatların konuşmalarına geçilmesiyle salonu terk etti. Duruşmadan ayrıldıktan sonra sosyal medya platformu Truth Social üzerinden bir paylaşımda bulundu. Trump, “Dünyada doğum hakkı vatandaşlığına izin verecek kadar aptal olan tek ülke biziz!” ifadelerini kullandı.
Bu arada duruşma sırasında, Yüksek Mahkeme önünde toplanan kalabalık, doğumla vatandaşlık hakkını savunan sloganlar atarak Trump’a tepki gösterdi. Eylemciler, ABD dışında doğum yoluyla vatandaşlık veren 30’dan fazla ülke bulunduğunu vurgulayarak, bu uygulamanın yaygın olduğuna dikkat çekti.
Hükümetin Davası ve Olası Sonuçlar
Hükümetin bu davayı kazanması durumunda, belgesiz göçmenlerin ya da geçici ikamet sahiplerinin çocuklarının otomatik olarak Amerikan vatandaşı olmasının önüne geçilecek. Bu durum, ABD’deki göçmenlik yasalarında önemli bir değişim anlamına gelebilir. Yüksek Mahkeme’nin bu konudaki kararının, 2025 yılının haziran sonunda veya temmuz başında açıklanması bekleniyor.
Bu gelişmeler, Trump yönetiminin göçmenlik politikalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Trump, 20 Ocak 2025’te doğan çocukların otomatik vatandaşlık almasını sağlayan düzenlemeyi kaldırmak amacıyla başkanlık kararnamesi imzalamıştı. Bu kararnameye karşı 22 eyaletin başsavcısı, anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla dava açmıştı.
Yasal Süreç ve Gelişmelerin İzlenmesi
Seattle Bölge Yargıcı, 23 Ocak 2025’te Trump’ın kararnamesini geçici olarak durdurmuştu. Ayrıca, Maryland eyaletinde bir yargıç, 6 Şubat 2025’te bu kararnamenin ülke genelinde geçici bir tedbirle durdurulmasına karar vermişti. Trump yönetimi, bu yargı kararını Yüksek Mahkeme’ye taşımıştı. Bu süreçte, yasal mücadelelerin nasıl şekilleneceği merakla takip ediliyor.
Şu anda, Yüksek Mahkeme’nin bu önemli konudaki değerlendirmeleri ve vereceği karar, hem göçmenlik yasaları hem de Amerikan toplumunun geleceği açısından kritik bir öneme sahip. Gelişmeler anlık olarak takip ediliyor.
💬 Yorumlar (0)