İsrail Dışişleri Bakanı Eli Cohen, İran’a karşı yürütülen askeri harekâtlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Cohen, ABD ile birlikte yürütülen ortak operasyonların devam ettiğini belirterek, bu süreçte uluslararası destek arayışının önemine dikkat çekti. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile düzenlenen basın toplantısında, İsrail’in İran’a yönelik tutumu hakkında detaylar paylaştı.
Cohen, İran’ı dünyanın en tehlikeli rejimlerinden biri olarak tanımlarken, bu rejime karşı mücadelede kararlılık gösterdiklerini vurguladı. Ayrıca, İsrail’in savaş stratejisinin, İran hava saldırılarından etkilenmeden harekete geçmeyi gerektirdiğini ifade etti. Dış yardım olmadan İran halkının özgürlüğe ulaşamayacağına inandıklarını belirtti.
İsrail’in Saldırı Stratejisi
Cohen, İsrail’e yönelik saldırıların önemli bir kısmının Lübnan’dan gerçekleştirildiğini ifade etti. Hizbullah’ın, İsrail’e karşı yürüttüğü saldırılarda 800’den fazla füze ve insansız hava aracı kullanıldığını iddia etti. Bu durum, bölgedeki gerilimin boyutunu artırıyor.
Bakan Cohen, basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak, İsrail’in sonsuz bir savaş peşinde olmadığını, ancak İran’a yönelik saldırıların sona ermesi için ABD ile koordinasyon içinde hareket edeceklerini söyledi. Ancak bu konuda kesin bir takvim vermekten kaçındı.
Almanya’nın Desteği
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ziyaretinin amacını net bir şekilde ifade etti. Wadephul, “Sizin yanınızdayız, bu yüzden buradayım” diyerek, İsrail’in yanında olduklarını belirtti. İran’ın komşularına tehdit oluşturmaması gerektiğini ve vekil güçlerini desteklemeyi bırakması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, İran’ın egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
Wadephul, bölgedeki gerginliğin daha fazla kaosa yol açmaması için diplomatik yolların önemine de dikkat çekti. İki bakan, Batı Kudüs’teki İsrail Dışişleri Bakanlığı’nda bir çalışma toplantısı düzenleyerek, bölgedeki durumu değerlendirdi.
İran’a Yönelik Saldırılar ve Cevaplar
İran, İsrail’in saldırılarına karşılık vermekten çekinmedi. Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlik, bölgedeki deniz trafiğini etkileyebilecek boyutlara ulaştı. Cohen, İran’ın misilleme saldırılarına karşı hazırlıklı olduklarını ve gerekli önlemleri aldıklarını ifade etti.
Bölgedeki çatışmaların 11. gününe girdiği bu süreçte, her iki tarafın da askeri güçlerini artırdığı gözlemleniyor. İran, özellikle füze saldırılarıyla karşılık verirken, İsrail de hava saldırılarıyla yanıt veriyor. Bu durum, çatışmanın daha geniş bir alana yayılma riskini artırıyor.
Son Durum ve Beklentiler
Çatışmaların devam etmesi, uluslararası toplumda kaygı yaratmaya devam ediyor. Her iki tarafın da durumu daha da kötüleştirecek adımlar atmaktan kaçınması gerektiği vurgulanıyor. Gözlemciler, ABD’nin bölgedeki rolünün önemli olduğunu ve bu sürecin nasıl evrileceğini belirleyeceğini düşünüyor.
Yetkililerden gelen açıklamalar, ilerleyen günlerde çatışmanın seyrinin ne yönde değişeceği konusunda ipuçları verebilir. Diplomatik çabaların artırılması, uluslararası barış için kritik bir öneme sahip.
💬 Yorumlar (0)