ABD ile İran arasındaki uzun süredir devam eden diplomatik tıkanıklığı aşmak için Pakistan’ın sessiz diplomasi yürüttüğü öğrenildi. İki Pakistan hükümet kaynağı, İslamabad’ın Hürmüz Boğazı ve İran’ın nükleer programı hakkında “yeni bir anlaşma formülü” üzerinde çalıştığını bildirdi.
Pakistan’ın Aracılığıyla Yeni Formül Arayışı
Pakistan, ABD ve İran arasındaki görüşmelerin merkezinde yer alan iki ana konu üzerinde yoğunlaşmış durumda. Bu konular, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve İran’ın nükleer programı ile ilgili. Kaynaklar, resmi görüşmelerin dışında Pakistan üzerinden “formül ve karşı formül” aktarımının yapıldığını belirtiyor. Ancak, taraflar arasında aktarılan önerilerin detayları hakkında bilgi verilmedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin geçen hafta İslamabad’a gerçekleştirdiği ziyaretten sonra, yeni bir barış önerisinin gündeme geldiği ifade ediliyor. Bu önerinin, mevcut tıkanıklığı daha da derinleştirdiği kaydedildi. İslamabad, her iki taraf için de kabul edilebilir bir çözüm bulmayı hedefliyor.
Orta Yol Arayışları ve İki Tarafın Görüşleri
İran’ın önerdiği formüle göre, savaşın sona ermesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması karşılığında ABD’nin İran limanlarına uyguladığı ekonomik yaptırımların kaldırılması bekleniyor. Ayrıca, nükleer program ile ilgili müzakerelerin sonraki aşamalara bırakılması önerisi de mevcut. Ancak, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu öneriyi şu ana kadar kabul etmediği belirtiliyor.
Kaynaklardan biri, mevcut durumda kesin bir sonucun olmadığını, görüş alışverişlerinin devam ettiğini ifade etti. Pakistan’ın amacı, her iki taraf için de “orta yol” bulmak olarak öne çıkıyor. Kaynak, “Umarız taraflar kısa sürede ortak bir noktada buluşur” dedi.
Diplomatik Sürecin Derinlikleri ve Katılımcılar
Diplomatik sürece, Pakistan Dışişleri Bakanı Ishaq Dar ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir’in doğrudan dahil olduğu öğrenildi. Munir’in son haftalarda ABD Başkanı Trump ile birkaç kez görüştüğü belirtildi. Bu görüşmelerin, iki taraf arasında bir güven ortamı yaratmayı hedeflediği düşünülüyor.
Hürmüz Boğazı’nın durumu, İran’ın daha hızlı çözülebilecek bir konu olarak öne çıktığı, nükleer programın ise daha uzun ve karmaşık müzakereler gerektirdiği vurgulanıyor. Ancak ABD tarafı, her iki konunun eşzamanlı olarak ele alınmasını talep ediyor.
Savaşın Yeniden Başlama İhtimali ve Dış Etkiler
Pakistanlı kaynaklar, savaşın yeniden başlaması ihtimalinin düşük olduğunu değerlendiriyor. Mevcut ateşkesin devam etmesi yönünde bir beklenti olduğu ifade ediliyor. Bunun yanı sıra, bu süreç iki taraf arasında bir güç ve sinir testi olarak değerlendiriliyor. ABD’nin yeniden savaşa dönme ihtimalinin düşük olduğu görüşü dile getiriliyor.
Enerji arzındaki bozulmalar, iç kamuoyu baskısı ve siyasi dengelerin de bu süreci etkilediği belirtiliyor. Washington, İran’daki ekonomik sıkıntıların Tahran’ı bir anlaşmaya zorlayacağı inancında. Her iki taraf da kendi iç kamuoyunu ikna etmek zorunda kalacak gibi görünüyor.
Arakçi’nin Pakistan, Umman ve Rusya ile gerçekleştirdiği görüşmelerde, Hürmüz Boğazı ve nükleer programın ana gündem maddeleri olduğu bildirildi. Ayrıca, Rusya’nın, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun kontrolüne ilişkin ABD teklifini kabul etmediği daha önce açıklanmıştı.
Görüşmelerde olası bir anlaşmanın uygulanmasına yönelik güvence mekanizmaları da ele alındı. İran, ABD ve İsrail’den gelebilecek olası saldırılara karşı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i bu olası anlaşmanın garantörü olarak görmek istiyor. Bunun yanı sıra, İran’ın bölgesel bir güvenlik mimarisi oluşturma girişimi de masada. Ancak, ABD’nin askeri etkisi ve bölgesel güvenlik anlaşmalarındaki gerilim nedeniyle bu planın henüz erken aşamada olduğu değerlendiriliyor.
💬 Yorumlar (0)