ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırı kararı, dikkat çekici bir süreçle şekillendi. İlk olarak Aralık ayında başlayan görüşmeler, Şubat ayına kadar uzandı ve bu dönemde askeri hazırlıklar hızlandı.
İlk Temas: Netanyahu ile Görüşme
Aralık ayında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump ile Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinde bir araya geldi. Bu kritik görüşme, İran’ın füze tesislerine yönelik saldırı için destek arayışının bir parçasıydı. Görüşmenin ardından, ABD ve İsrail arasında İran’a karşı olası askeri seçenekler masaya yatırılarak gizli bir şekilde değerlendirilmeye başlandı.
11 Şubat tarihinde ise Netanyahu, Beyaz Saray’da Trump ile yaklaşık üç saat süren bir toplantı gerçekleştirdi. Bu görüşmede, İran’a yönelik olası saldırı tarihleri ve hedefleri tartışıldı. Ayrıca, diplomatik temasların askeri planları engellememesi gerektiği vurgulandı.
Askeri Hazırlıklar ve Diplomasinin Seçenekleri
Ocak ortasında, ABD’nin Orta Doğu’ya yaptığı askeri sevkiyatlar hız kazandı. Uçak gemileri bölgeye gönderildi ve savaş uçakları ile hava savunma sistemleri yerleştirildi. Şubat’ın ortalarına gelindiğinde, ABD ordusu, haftalar sürebilecek operasyonları sürdürebilecek bir kapasiteye ulaştı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’la yapılan diplomatik görüşmelerin sonuç vermediğini ifade etti.
18 Şubat’ta Beyaz Saray’da düzenlenen güvenlik toplantısında, sınırlı bir saldırı veya İran yönetimini hedef alan kapsamlı bir operasyon seçenekleri değerlendirildi. Genelkurmay Başkanı Dan Caine, olası asker kayıpları ve bölgedeki istikrarsızlık riskine dikkat çekti. Ancak başkan yardımcısı JD Vance, eğer müdahale kararı alınacaksa bunun geniş çaplı ve hızlı olması gerektiğini savundu. Toplantı sonrası, kapsamlı operasyon seçeneği öne çıktı.
İstihbarat Analizleri ve Saldırı Emri
ABD merkezli istihbarat kuruluşu CIA, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hedef alınması durumunda yaşanabilecek senaryoları değerlendirdi. Bu analizlerde, daha sert bir liderin göreve gelmesiyle birlikte iç karışıklıkların ortaya çıkabileceği ve Devrim Muhafızları içinde farklı grupların güç kazanma ihtimalleri ele alındı.
İran, ABD’ye yedi sayfalık bir öneri sundu ancak uranyum zenginleştirmeyi tamamen durdurmayı kabul etmedi. ABD yetkilileri, bu anlaşmanın mümkün olmadığı sonucuna vardı. Trump, müzakerelerin sonucundan memnun olmadığını ifade ederek, Teksas’a giderken başkanlık uçağında saldırı emrini verdi. Operasyon planı onaylandı.
İlk Saldırı ve Sonuçları
Cumartesi sabahı, ABD istihbaratı, İran’daki üst düzey sivil ve askeri isimlerin Tahran’da aynı yerleşkede toplanacağını tespit etti. Bu bilgi, İsrail ile paylaşıldı. Saldırı, İran’ın dini liderinin öldürülmesiyle sonuçlandı. Operasyon sırasında askeri ve nükleer tesisler hedef alındı. Saldırının ardından bölgede çatışmalar başladı ve ABD, altı askerini kaybettiğini açıkladı. İran’da ise çok sayıda sivil hayatını kaybetti.
28 Şubat’ta, İsrail ve ABD, İran’a yönelik askeri saldırı başlattı. İran, ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi bölge ülkelerine karşılık verdi. Bu saldırılarda, İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi. İran Kızılayı, bombardımanlar sonucunda 555 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
Gelişmelerin ardından, ABD-İsrail-İran arasındaki çatışmaların daha da derinleşeceği öngörülüyor. Bu durum, bölgedeki istikrarı tehdit eden bir hal alabilir. Durumun ciddiyeti ve olası gelişmeler, uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği bir konu olmaya devam ediyor.
💬 Yorumlar (0)