Son dönemlerde Marmaray hattında artan intihar vakaları, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, bu konuyu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na yönelttiği yazılı soru önergesi ile ele aldı. Açıkel, bu tür olayların yalnızca bireysel tercihler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ve sosyo-ekonomik faktörlerin rolünün göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Açıkel, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz ve toplumsal çözülme sürecinin, intihar vakalarının artışındaki temel etkenler arasında yer aldığını belirtti. “Halkımız uzun yıllardır kötü yönetim nedeniyle zor günler geçiriyor ve bu durum toplumsal umutsuzluk ile çıkışsızlık hissi yaratıyor. Bu durum, bireylerin ve özellikle gençlerin ruh sağlığını olumsuz etkiliyor” ifadesini kullandı.
İntihar Vakalarının Sosyal Boyutu
Fethi Açıkel, Marmaray hattında yaşanan intihar vakalarının, toplumsal yapının bir yansıması olduğunu ifade etti. Açıkel, bu vakaların yalnızca bireysel seçimlerle açıklanamayacağını belirtti. “Marmaray hattında kısa aralıklarla meydana gelen intihar vakaları, kamu idaresinin önleyici tedbirler konusunda yetersiz olduğunu gösteriyor” dedi.
Marmaray’da yaşanan bu olaylar, yalnızca bir ulaşım sorunu olarak değil, aynı zamanda bir sosyal sorun olarak ele alınmalıdır. Açıkel, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarının bu intihar vakalarını tetiklediğini belirterek, bu durumun acil bir şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Güvenlik Önlemleri ve Kamu Sağlığı
Açıkel, Marmaray hattında bazı metro hatlarında uygulanan güvenlik önlemlerinin bulunmamasını eleştirerek, uluslararası örnekleri gündeme getirdi. “Büyük metropollerde platform kapılarının yaygınlaştırılması, intihar vakalarının önemli ölçüde azalmasını sağladı. Dolayısıyla bu tür önlemler yalnızca teknik bir tercih değil, aynı zamanda kamu güvenliği ve halk sağlığı açısından da hayati önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
Bu bağlamda, Açıkel, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu’na, Marmaray hattında intihar vakalarına karşı alınan önlemler ve yapılması gerekenler hakkında çeşitli sorular yöneltti. Bu sorular arasında, intihar vakalarının yıllara ve istasyonlara göre dağılımı ve bu konudaki risk analizlerinin mevcut olup olmadığı yer aldı.
Marmaray Hattında Risk Analizleri ve Önlemler
Açıkel’in yönelttiği sorular arasında, 2026 yılı içerisinde yaşanan intihar vakalarına ilişkin Bakanlık tarafından bir risk analizi yapılıp yapılmadığına dair bir soru da bulunuyor. Açıkel, ayrıca İstanbul’daki bazı metro hatlarında uygulanan platform ayırıcı kapı sistemlerinin Marmaray hattına uygulanmasına engel olan teknik farklılıkların neler olduğunu sordu.
Marmaray hattında, intihar riskini azaltmak için erken uyarı, kriz müdahale ve psikososyal destek mekanizmalarının mevcut olup olmadığının da ortaya konulması gerektiği ifade edildi. Açıkel, bu tür önlemlerin hayata geçirilmesinin, sadece intihar vakalarını azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal bir güven duygusu yaratacağına inandığını belirtti.
Bu bağlamda, Açıkel, Marmaray hattında kademeli olarak platform kapısı veya alternatif fiziksel güvenlik önlemlerinin uygulanmasına yönelik bir takvim olup olmadığını da sordu. Bu tür güvenlik önlemlerinin uygulanması, hem yolcu güvenliğini artıracak hem de intihar vakalarının önlenmesine katkı sağlayacaktır.
Sonuç olarak, İstanbul’daki Marmaray hattında yaşanan intihar vakaları, sadece bir ulaşım sorunu olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olarak değerlendirilmeli. Bu nedenle, alınacak önlemler ve yapılacak çalışmalar, toplumun ruh sağlığını korumak adına kritik bir önem taşımaktadır. Açıkel’in gündeme getirdiği bu konular, hem kamu güvenliğini sağlamak hem de toplumsal sorunları çözmek açısından hayati bir rol oynamaktadır.
💬 Yorumlar (0)