2026 yılına girdiğimiz bu günlerde, küresel ekonomik belirsizlikler Türkiye’deki şirketler üzerinde derin etkiler yaratıyor. Tedarik zincirindeki sorunlar ve artan maliyetler, firmaların stratejilerini gözden geçirmeleri gerektiğini ortaya koyuyor. Bu bağlamda, 11 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilecek XIII. Satın Alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi (STZ 26), iş dünyasının bu zorlukları aşmasına yardımcı olmayı amaçlıyor.
Küresel Ekonomik Belirsizlikler
Küresel piyasalardaki dalgalanmalar, birçok sektörü etkileyen önemli bir kriz ortamı yaratmış durumda. Bu belirsizlikler, şirketlerin operasyonlarını ve maliyet yönetimini doğrudan etkiliyor. Zirvede, uzman ekonomistlerin katılımıyla Türkiye’deki şirketlerin bu zorlu süreçte nasıl bir strateji geliştirmesi gerektiği üzerine kapsamlı tartışmalar yapılacak. Ekonomist Mert Başaran, zirvenin açılışında 2026 perspektifinden Türkiye’nin ekonomik durumu hakkında değerlendirmelerde bulunacak.
Şirketlerin sadece maliyet yönetimi değil, aynı zamanda rekabet avantajı sağlamak için satın alma süreçlerine daha stratejik bir yaklaşım benimsemesi gerektiği vurgulanacak. Bu durum, firmaları daha hızlı ve etkili bir şekilde hareket etmeye zorlayacak.

Yapay Zekâ Destekli Satın Alma Modelleri
Zirvenin teknoloji odaklı oturumlarında, yapay zekâ destekli yeni satın alma modelleri ele alınacak. Mindzie CEO’su James Henderson’ın sunacağı “Agentic Procurement” kavramı, yapay zekânın tedarik süreçlerinde nasıl devrim yaratabileceğini gözler önüne serecek. Bu yeni model, yapay zekânın yalnızca veri analizi yapmakla kalmayıp, aynı zamanda tedarikçilerle etkileşim kurabilen, pazarlık yapabilen ve sipariş süreçlerini otomatikleştirebilen bir sistem haline geldiğini ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre, bu teknolojinin benimsenmesiyle şirketler; tedarik süreçlerini hızlandırabilecek, maliyet avantajı elde edebilecek, riskleri daha erken tespit edebilecek ve tedarikçi performansını daha etkin bir şekilde yönetebilecekler. Böylece, küresel rekabet ortamında daha avantajlı bir konuma gelebilecekler.
Şirketlerin Yeni Sinir Sistemi: Satın Alma
TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanları Dr. Mehmet Sarıdoğan ve Dr. Sevgi Yılmaz, zirveye dair yaptıkları açıklamada, küresel ekonomik belirsizliklerin yanı sıra dünya ticaretindeki büyümenin yüzde 0,5 seviyelerine kadar gerilediğine ve küresel borç stokunun 348 trilyon dolara ulaştığına dikkat çekti. Bu durum, satın alma süreçlerinin şirketlerin dijitalleşen dünyadaki en önemli unsurlarından biri haline geldiğini gösteriyor.

Sarıdoğan ve Yılmaz, “Bu tablo bize gösteriyor ki satın alma artık yalnızca bir departman değil, şirketlerin dijitalleşen dünyadaki sinir sistemi haline gelmiştir. Zirvede bu sistemin yeni kurallarını alanında uzman isimlerle ele alacağız.” ifadelerini kullandı. Bu bağlamda, zirvede yapılacak değerlendirmelerin Türkiye’deki şirketlerin küresel rekabet ortamında daha güçlü stratejiler geliştirmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Sonuç ve Beklentiler
Küresel krizler, Türkiye’deki şirketler için zorlu bir dönem başlatmış durumda. Ancak bu tür etkinliklerin düzenlenmesi, firmaların bu belirsizliklere karşı daha sağlam adımlar atabilmesine olanak tanıyor. Zirvede ele alınacak konular, şirketlerin stratejik planlamalarını yeniden gözden geçirerek, rekabetçiliklerini artırmalarına yardımcı olabilir. Ekonomik belirsizliklerin sürmesi durumunda, şirketlerin bu tür stratejiler geliştirmesi kritik bir önem taşıyor.
Katılımcıların, küresel ekonomik duruma yönelik farkındalıklarını artırarak, kendi iş modellerini revize etmeleri ve yeni fırsatlar yaratmaları bekleniyor. Böylelikle, şirketlerin yaşanan zorluklara karşı daha dayanıklı hale gelmesi mümkün olacaktır.
💬 Yorumlar (0)