İsrail’in Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, bu sabah saatlerinde Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi. Ben Gvir, aşırı sağcı bir grup ile birlikte, polis koruması altında kutsal mekâna girdi.
Baskın, Mescid-i Aksa’nın 41 gün süren kapalı kalma döneminin ardından tekrar açılmasıyla gerçekleşti. Ben Gvir ve beraberindeki fanatik grup, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını bahane ederek, ibadete kapalı olan bu kutsal mekânda provokatif bir eylemde bulundular.
Yahudi Ritüelleri ve Provokasyon
Basına yansıyan görüntülerde, Ben Gvir’in Aksa’nın avlusunda Talmudik dualar okuduğu ve Yahudi ritüellerini yerine getirdiği görüldü. Ben Gvir, ritüeller sırasında alkış tutarak destek topladı. Bu durum, Mescid-i Aksa’nın kutsallığına karşı açık bir ihlal olarak değerlendiriliyor.
Kudüs Valiliği, Ben Gvir’in gerçekleştirdiği bu eylemin, Kudüs’teki İslam ve Hristiyan kutsal mekanlarına yönelik ihlaller zincirinin bir parçası olduğunu belirtti. Bu tür provokatif baskınlar, yerel halk arasında büyük bir infiale yol açıyor.
Mescid-i Aksa’nın Statüsü ve Geçmişi
Mescid-i Aksa, 26 Ekim 1994 tarihinde İsrail ile Ürdün arasında imzalanan barış antlaşması ile Ürdün Vakıflar İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığı’na bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’nin koruması altındadır. Ancak, 2003 yılından bu yana, bazı Yahudi gruplar, İdarenin izni olmaksızın, İsrail polisi eşliğinde Aksa’ya girmekte ve burada dini ritüeller icra etmektedir.
Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, bu tür girişimlerin Müslümanların egemenliğini ihlal ettiğini vurgulamakta ve Mescid-i Aksa’nın statüsünün korunması gerektiğini dile getirmektedir. Bunun yanı sıra, İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa’da sadece Müslümanların ibadet edebildiğini, diğer din mensuplarının ise sadece ziyaret edebileceğini savunmaktadır.
İsrail Polisi ve Baskınlar
Fanatik Yahudi grupların, Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskınlarda, İsrail polisi tarafından koruma sağlanması dikkat çekmektedir. Bu durum, yerel halk ve Müslüman toplumları arasında büyük bir tedirginliğe yol açmaktadır. Baskınlar sırasında, Yahudilerin Aksa’da dua etmeleri ve dini ritüelleri gerçekleştirmeleri, sıkça medyaya yansıyan bir durum haline gelmiştir.
Uluslararası camiada da bu baskınlar hakkında çeşitli tepkiler gelmektedir. Birçok insan hakları örgütü, Mescid-i Aksa’da yapılan bu tür eylemleri kınamakta ve bu durumun, bölgedeki huzursuzluğu artırabileceğini ifade etmektedir.
Din Adamlarının Görüşleri
İsrail içindeki Ultra-Ortodoks Yahudi din adamlarının çoğu, Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya girmesinin dini olarak yasak olduğunu belirtmektedir. Bu görüş, dinî otoriteler arasında tartışmalara yol açarken, aşırı sağcı grupların eylemlerinin bu otoriteler tarafından hoş karşılanmadığı da dikkat çekmektedir.
Son dönemde, Mescid-i Aksa üzerinde yaşanan gerginlikler, bölgedeki dinî ve siyasi durumları daha da karmaşık hale getirmiştir. Bu tür baskınların, Filistin-İsrail çatışmasındaki dinamikleri nasıl etkileyeceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.
💬 Yorumlar (0)