İran, ABD ve İsrail’in gerçekleştirdiği yoğun hava saldırılarıyla sarsılırken, bu çatışmaların sivil nüfus üzerindeki etkileri de her geçen gün daha fazla gün yüzüne çıkıyor. Birleşmiş Milletler (BM) üzerinden yapılan açıklamalara göre, bu saldırılar sonucunda hayatını kaybeden sivil sayısının 1332’ye ulaştığı bildirildi. Ayrıca, binlerce kişinin yaralandığı ve bu yaralılar arasında çocukların da bulunduğu ifade ediliyor. Sivil altyapının hedef alınması, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmiş durumda ve bu durum savaşın insani boyutunu gözler önüne seriyor.
İran Kızılayı tarafından yapılan resmi açıklamalara göre, saldırılarda yaşamını yitiren siviller arasında yaklaşık 300 çocuğun olduğu belirtildi. Bu durum, savaşın getirdiği trajedinin boyutlarını ortaya koyarken, toplumda derin bir acı ve üzüntü yaratıyor. İran hükümeti, sivil kayıpları en aza indirmek için uluslararası toplumu yardım ve destek vermeye çağırıyor.
Saldırıların Başlangıcı ve Gelişimi
28 Şubat 2026 tarihinde başlayan saldırılar, Tahran ile Washington arasında süregelen müzakerelerin gergin bir döneme girmesiyle tetiklendi. O tarihten itibaren, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı hava saldırıları, ülkede büyük bir kaos ortamı yarattı. İran, bu saldırılara karşılık vererek, İsrail ve Orta Doğu’daki bazı ABD üslerini hedef aldı. Bu karşılıklı saldırılar, kısa sürede bölgesel bir krizin patlak vermesine sebep oldu.

Bu saldırılar sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmadı; sivil yerleşim alanları ve altyapı tesisleri de ağır şekilde hasar gördü. Özellikle yoğun nüfuslu bölgelerdeki sivil altyapının hedef alınması, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından eleştiriliyor. İran hükümeti, saldırıların sivil yaşamı tehdit ettiğini ve bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguluyor.
Sivil Altyapıya Verilen Zarar
İranlı yetkililer, saldırılar sırasında sadece askeri noktaların değil, aynı zamanda sivil yerleşim alanlarının ve altyapı tesislerinin de zarar gördüğünü belirtiyor. İran Kızılayı’nın paylaştığı verilere göre, saldırılarda toplamda 7 bin 943 konut, 1617 ticari birim, 32 sağlık merkezi, 65 okul ve Kızılay’a bağlı 13 merkez hasar aldı. Bu veriler, savaşın sivil yaşam üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor.
Özellikle Tahran’da, sivil nüfusun yoğun olduğu İnkılap Meydanı, Azadi Meydanı ve Nilüfer Meydanı gibi bölgeler, saldırıların hedefi oldu. Bu durum, sivil halkın nasıl tehdit altında olduğunu açıkça gösteriyor. Saldırıların ardından birçok insan evini terk etmek zorunda kalmış ve yerinden edilmiş durumdadır.
Minab’daki Okul Saldırısı ve Sonuçları
Saldırıların en trajik olaylarından biri, İran’ın güneyindeki Minab kentinde bulunan bir ilkokulun hedef alındığı saldırı oldu. 28 Şubat’ta gerçekleştirilen bu saldırıda, çok sayıda öğrenci ve okul çalışanının hayatını kaybettiği bildirildi. İran Kızılayı’nın verilerine göre, saldırıda yaşları 7 ile 12 arasında değişen en az 165 öğrenci ve öğretmen yaşamını yitirdi. Bu olay, savaşın masum çocuklar üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Minab’daki saldırı, birçok aile için büyük bir kayıp anlamına geliyor. Aileler, çocuklarını kaybetmenin acısını yaşarken, toplumda da derin bir üzüntü var. Bu tür olaylar, savaşın getirdiği acıların ne denli büyük olduğunu ve sivillerin bu çatışmalardan nasıl etkilendiğini gösteriyor.
Tahran’daki Petrol Tesislerine Yönelik Saldırılar
Savaşın sekizinci gününde, özellikle Tahran’daki petrol depoları ve yakıt tesisleri hedef alındı. ABD ve İsrail tarafından düzenlenen hava saldırılarında, Tahran ve çevresindeki yakıt depolama merkezleri vuruldu. Saldırılar sonucunda başkentte büyük patlamalar meydana geldi ve bazı bölgelerde geniş çaplı yangınlar çıktı. Tahran ve Kerec kentlerindeki petrol depolarının vurulması sonucu, gökyüzünü yoğun duman bulutları kapladı ve çıkan yangınlar saatler boyunca sürdü.
Bu saldırılar, İran’ın enerji altyapısına büyük zarar verirken, aynı zamanda uluslararası enerji piyasalarında da etkilere yol açabilir. Savaşın bu aşamasında, enerji tesislerinin hedef alınması, bölgedeki gerginliğin daha da artmasına neden oluyor. İran hükümeti, bu saldırıların kabul edilemez olduğunu ve uluslararası yasaları ihlal ettiğini iddia ediyor.
💬 Yorumlar (0)