Marmaris’te 3 yıl önce hayatını kaybeden Abdullah Uslu’nun ölümü, yıllar sonra yeniden açılan bir soruşturmayla birlikte cinayet şüphesiyle değerlendirilmeye başlandı. İlk olarak ‘kaza’ olarak kapatılan dosya, Uslu’nun kızı Aylin Kızılca’nın itirazı üzerine yeniden incelendi ve bu süreçte birçok şaşırtıcı detay gün yüzüne çıktı. Olayın detayları, Uslu’nun eşi S.U. ve komşusu H.A.’nın tutuklanmasıyla sonuçlandı, böylece kaza olarak değerlendirilen olayın arkasında yatan gerçekler açığa çıkmış oldu.
Abdullah Uslu’nun ölümü, 1974 doğumlu olduğu ve olay sırasında alkollü olduğu iddialarıyla birlikte, silahını beline takarken kendisini vurduğu şeklinde açıklanmıştı. Ancak bu iddialar, soruşturmanın derinleştirilmesiyle çürütüldü. Olayın hemen ardından verilen takipsizlik kararı, Uslu’nun kızı Aylin’in itirazı üzerine Muğla 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından kaldırıldı ve yeniden başlatılan soruşturmada olayın seyrini değiştiren birçok bulguya ulaşıldı.
Soruşturma Yeniden Başlatıldı
Yeniden başlatılan soruşturmada, olay günü evde bulunan kişilerin ifadeleri arasında ciddi çelişkiler belirlendi. Maktulün eşi S.U., komşuları H.A. ve E.A. ile iletişim kayıtlarında adı geçen diğer şüphelilerin ifadeleri, bilirkişi raporlarıyla uyuşmadığı tespit edildi. Bu çelişkiler, soruşturmanın derinleştirilmesine ve olayın aydınlatılmasına zemin hazırladı.
Olayla ilgili yapılan kriminal incelemeler, silahın düşme ya da çarpma sonucu kendi kendine ateş almasının mümkün olmadığını ortaya koydu. 18 Nisan 2023 tarihinde alınan kriminal rapor, ‘silah düştü patladı’ iddiasını geçersiz kıldı ve dosyanın cinayet soruşturmasına dönüşmesine yol açtı. Uslu’nun eşi S.U. ve komşusu H.A. ifadelerinde, olayın bir boğuşma sırasında gerçekleştiğini kabul ettiler.
Olay Yeri İncelemeleri ve Bulunan Bulgular
Olay yeri incelemeleri, ilk açıklamaların tamamen tersini gösterdi. İkametin kapısının yan duvarında bulunan mermi izi ve zeminde bulunan mermi çekirdeği, olayın nasıl gerçekleştiği konusunda önemli ipuçları sundu. Tanık beyanlarına göre, ölen şahsın havaya ateş ettiği iddiası çürütüldü. Ayrıca, cesedin arkasında bulunan 2 boş kovan, olayın aydınlatılmasında kritik bir rol oynadı. Bu kovanların cesedin arkasına nasıl geldiği konusunda birçok soru işareti oluştu.
Olayın gerçekleştiği gün, güvenlik kameralarının ‘çalışmıyor’ denilerek devre dışı bırakıldığı belirtilmişti. Ancak daha sonra bu kameraların, şüphelilerle bağlantılı bir adreste bulunduğu ve olay gününde kaydedilen görüntülerin olduğu ortaya çıktı. Bu durum, soruşturmanın seyrini değiştirecek yeni bir gelişme olarak kaydedildi.
Adli Tıp Bulguları ve Şüpheli İfadeleri
Adli tıp raporları, Abdullah Uslu’nun 20-40 cm mesafeden vurularak hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Bu bulgu, kazara ateş alma iddiasını tamamen çürüttü. Ayrıca, şüphelilerin yüz ve ellerinde atış artığı bulunması, olay anında silaha çok yakın olduklarını veya doğrudan müdahalede bulunduklarını gösterdi. Yüz svabında atış artığına rastlanması, olayın cinayet olduğu yönündeki bulguları güçlendirdi.
Bütün bu gelişmeler, Uslu’nun ölümünün kaza değil cinayet olduğunu ortaya koydu. Gerek tanık ifadeleri, gerekse adli tıp bulguları, olayın derinlemesine incelenmesini sağladı ve Uslu’nun eşi ile komşusunun tutuklanmasına zemin hazırladı. Bu durum, Marmaris’teki cinayet soruşturmasının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
💬 Yorumlar (0)