6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş depremleri, birçok yapının yıkılmasına ve birçok can kaybına neden oldu. Bu trajik olaylardan biri de Ezgi Apartmanı’nda yaşandı. Bu apartmanda meydana gelen yıkım sonucunda 35 kişi hayatını kaybetti. Yaşanan bu felaketin ardından açılan davada, yeni bir bilirkişi raporu dosyaya girdi ve bu raporda önemli bulgular yer aldı.
Hazırlanan bilirkişi raporunda, Ezgi Apartmanı’nın yapı sistemine yapılan müdahalelerin yanı sıra, denetim görevini yerine getirmeyen üç kamu görevlisinin de “asli kusurlu” olduğu ifade edildi. Bu durum, olaya karışan kamu görevlilerinin sorumluluğu açısından dikkat çekici bir tespit oldu.
Sanıklara Yoğun Suçlamalar
Ezgi Apartmanı davasında sanıklar için ağır cezalar talep ediliyor. Onikişubat ilçesinde yer alan apartmanın zemin katındaki pastane işletmesine yönelik olarak yapılan suçlamalar oldukça ciddi. Pastane sahipleri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile tadilat sürecini yöneten Ertan Danacı, 35 kez “olası kastla kasten öldürme” ve “olası kastla kasten yaralama” suçlarından yargılanıyor. Bu sanıklar için toplamda 700 yıl 4 aydan 876 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Ayrıca, müteahhit Yakup Aktaş ile fenni mesul Mehmet Tekin hakkında da “bilinçli taksir” suçlaması gündeme geldi. Bu sanıklar için daha düşük bir ceza talep edilmesine rağmen, 8 aydan 22 yıl 5 aya kadar hapis cezası isteniyor. Bu durum, sanıkların sorumluluk seviyesinin ne kadar ciddi olduğunu ortaya koyuyor.
Kamu Görevlilerinin Rolü ve Sorumlulukları
Dava sürecinde yalnızca yapı sahipleri değil, aynı zamanda inşa sürecinde görev almış kamu görevlileri de yargılanıyor. Kahramanmaraş Belediyesi’nde görev yapan bazı isimler, yapı denetiminde yeterli özeni göstermedikleri gerekçesiyle suçlanıyor. Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan ve Mehmet Dişçeken ile Onikişubat Belediyesi’nden Sait Avşar, Ali Gemci, Mehmet Akif Canlı ve Mustafa Şirikçi gibi isimler de “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçuyla karşı karşıya. Bu durum, kamu görevlilerinin sorumluluğunu ve görevlerini yerine getirmedeki eksikliklerini gözler önüne seriyor.
Bilirkişi raporunda, kamu görevlilerinin yapıyı denetleme konusunda yeterli önlemleri almadığı ve projeye aykırı durumları göz ardı ettiği belirtiliyor. Bu da, denetimsizlik durumunun ağır bir ihmal olarak değerlendirildiğini gösteriyor. Denetim sürecinde görev alan bazı kamu görevlileri, yapı üzerinde inceleme yapmalarına rağmen müdahale etmemiş ve gereken kontrol mekanizmalarını işletmemiştir.
Bilirkişi Raporunun İçeriği ve Sonuçları
Pamukkale Üniversitesi akademisyenleri tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, Ezgi Apartmanı’nın yıkımına neden olan bazı önemli bulgular yer aldı. Rapora göre, pastane işletmesi, taşıyıcı perde duvarlarda boşluk açmış, betonarme kirişlere zarar vermiş ve asma katta taşıyıcı kiriş ve kolonları kaldırmıştır. Bu tür müdahaleler, pastane sahiplerinin “asli kusurlu” olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Raporda belirtildiği üzere, 19 Ekim 2021 tarihli belgede projeye aykırılık bulunmadığına dair bir tespitin yapılması da, ağır bir ihmal olarak değerlendirilmektedir. Bu duruma ek olarak, bazı sanıklar hakkında doğrudan bir sorumluluk bağı kurulamadığı da ifade edilmektedir. Özellikle Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken için “illiyet bağı” bulunamadığı belirtilmiştir.
Mahkeme Sürecinin Gelişmeleri ve Beklentiler
Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tüm dikkatler yapılacak duruşmanın sonucuna çevrildi. Mahkeme, 09.15’te gerçekleştireceği duruşmada, bilirkişi raporunun etkileri ve sanıkların durumu hakkında bir ara karar vermesi bekleniyor. Bu karar, davanın gidişatını ciddi anlamda etkileyebilir.
Yaşanan bu olay, yalnızca Ezgi Apartmanı’nın yıkımıyla sınırlı kalmayıp, Türkiye’deki yapı güvenliği ve denetim süreçlerini de sorgulatmaktadır. İlgili otoritelerin bu tür durumları önlemek adına ne tür önlemler alacağı merak ediliyor. Bu süreçte yaşanan gelişmeler, kamuoyunun gündeminde geniş bir yankı uyandıracağa benziyor.
💬 Yorumlar (0)