📅 13 Haziran 2026, Cumartesi | İletişim | Künye
Haber Olay
Sondakika Gündem Haberleri | Haber Olayım
Bizi Takip Edin
SON DAKİKA
Ana SayfaGündemEngelli Kadınlar: Önyargılara Rağmen Hayatın İçinde
Gündem

Engelli Kadınlar: Önyargılara Rağmen Hayatın İçinde

Engelli kadınlar, toplumsal önyargıların üstesinden gelerek hayatta kalma ve üretme arzusuyla dolu.

Paylaş: 𝕏 Paylaş f Facebook WhatsApp ✈ Telegram ✓ Kopyalandı!
Engelli Kadınlar: Önyargılara Rağmen Hayatın İçinde

Engelli kadınlar: Ne trajedi ne de ilham hikâyesi, önyargılara rağmen hayatın ve üretimin içinde

Engelli kadınlar, toplumun önyargılarına karşı durarak hayatın her alanında yer alıyor. Bu kadınlar, sadece birer birey değil, aynı zamanda güçlü birer mücadeleci olarak karşımıza çıkıyorlar. Engelli kadınlar, hayatta kalma ve üretme arzularıyla dolu; onların hikâyeleri, ilham veya trajedi değil, güçlü bir varoluş serüvenidir.

Günümüzde engelli bireylerin yaşadığı zorluklar sadece fiziksel engellerle sınırlı değil. Bu kadınlar, toplumun gözünde taşıdıkları etiketlerle de mücadele ediyorlar. Engelli olmak, birçok insan tarafından olumsuz bir durum olarak algılansa da, bu durum, bireylerin yaşamlarını nasıl şekillendirdiğini anlamak açısından önemli bir kavramdır.

Engelli Olmak: Bir Kimlik Meselesi

Engelli kadınlar, kimliklerini kabul etmekte ve bu kimliği sevinçle taşımaktadırlar. Elif Gamze Bozo, engelli bir kadın olarak kendini sevdiğini dile getiriyor. “Engelli olmak benim için kötü bir şey değil. Hayatın içinde yer almayı, mücadele etmeyi ve üretmeyi seviyorum” diye belirtiyor. Kadın olmanın ve engelli olmanın getirdiği zorluklara rağmen, o, her zaman pozitif bir bakış açısına sahip. Bu, birçok engelli kadın için bir ilham kaynağı niteliği taşıyor.

Zülal Tannur ise kimlik üzerindeki düşüncelerini paylaşarak, “Engellilik, benim kimliğimin bir parçası, ama bu tek parça değil. Kendimi sadece engelli bir kadın olarak tanımlamıyorum; ben Zülal’im, aynı zamanda bir bilim insanı ve girişimciyim” diyor. Bu tür bir yaklaşım, engelli bireylerin sadece bir etiketle sınırlı olmadığını, çok yönlü ve zengin bir yaşam deneyimine sahip olduklarını vurguluyor.

Dönüm Noktaları ve Öğrenilen Dersler

Bozo, hayatında önemli bir dönüm noktasının 2015 yılında Afrika’ya yaptığı seyahat olduğunu ifade ediyor. O dönem, kendisine cesaret veren bir mentor ile tanışmış ve bu seyahat, onun için hayata bakış açısını değiştiren bir deneyim olmuştur. Afrika’daki hikâyelere dokunmak, onları yazmak ve belgesel çekmek, Bozo’nun kariyerinde önemli bir yer edinmiştir.

Tannur ise görme yetisini kaybettiği dönemi aktarıyor. “On yaşında görme kabiliyetimi kaybettim ama bu benim için hayatımı değiştiren bir durum olmadı. Benim için asıl önemli olan, bu durumu nasıl yönetebileceğimdi” diyor. Bu süreç, onun girişimcilik yolculuğunda da büyük bir ders olmuştur. Pandemi döneminde yaşanan belirsizliklerle daha önceden başa çıkmayı öğrenmiş olmanın avantajını yaşadığını ifade ediyor.

Önyargılarla Yüzleşmek

Engelli kadınlar, iş yaşamında ve sosyal hayatta birçok önyargı ile karşılaşabiliyor. Tannur, girişimcilik sürecinde yatırım ararken karşılaştığı önyargıları dile getiriyor. “Yatırımcılar benim hikâyemle ilgileniyor, ama ürettiğimiz teknolojiyi dinlemiyorlardı. Engelli kadınların aldığı yatırım oranı neredeyse yok denecek kadar az” diyor. Girişimcilik dünyasında engelli kadınların sesi yeterince duyulmuyor.

Bozo da çocukluk yıllarında yaşadığı önyargıları paylaşarak, “Osmaniye’de ilkokul okurken anneme ‘Neden okutuyorsun? Sakat, işe yaramaz’ diyen insanlar oldu. Önyargılar, bana yaşadığım zorluklarla birlikte ek yüklerdi” diye ifade ediyor. Bu tür durumlar, engelli kadınların yaşamlarını daha da zorlaştırmaktadır.

Engelli Kadınların Temsili ve Politika

Engelli kadınların istihdamı konusunda ciddi sorunlar yaşanıyor. Bozo, engelli kadınların siyasette ve kamusal alanda çok az yer aldığını söyleyerek, “Eğitimlerini tamamlasalar bile, yeteneklerine uygun işlerde çalıştırılmıyorlar. Bir yüksek lisans yapmış engelli psikolog arkadaşım, santral memurluğuna atanmış durumda” diyor. Bu durum, toplumda engelli bireylerin potansiyelinin ne kadar göz ardı edildiğinin bir göstergesidir.

Tannur ise medyada engelli bireylerin temsil biçimine dikkat çekiyor. “Dijital dizilerde, engelli karakterler genellikle aşırı zeki veya matematik dahisi olarak sunuluyor. Bu, insanların zengin çeşitliliğini görmezden gelmek anlamına geliyor” diyor. Engelli bireylerin sadece belirli kalıplara sığdırılmaya çalışılması, toplumdaki algıyı olumsuz etkiliyor.

Bozo, “Engelli hakları, romantik bir söylemle ele alınmamalıdır; bu konu siyasetin merkezinde yer almalıdır. Engelli bireylerin hakları, toplumsal eşitlik ve adalet açısından kritik öneme sahiptir” diyerek, engelli haklarının politik bir mesele olduğunu vurguluyor. Bu tür bir yaklaşım, toplumda engelli bireylerin haklarının savunulması için gereklidir.

Haber Olayım Editörü
Haber Olay Editörü
⭐ Bu habere puan ver:
Ort: 0 / 5  (0 oy)
✓ Oyunuz kaydedildi!
💬 Tepkini Göster:
✓ Tepkiniz alındı!

💬 Yorumlar (0)

Düşüncelerinizi Paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

⏳ Sıradaki haber yükleniyor...