Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, 28 Nisan Dünya İşçi Sağlığı ve Güvenliği Günü öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Bayhan, iş cinayetlerinin sadece bireysel kazalar olmadığını, iş yaşamındaki koşulların bir yansıması olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, iş sağlığı ve güvenliği alanında kapsamlı düzenlemeler ve etkin denetimler yapılması gerektiğine dikkat çekti.
Bayhan, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin farklı şehirlerinde hak mücadelesi veren işçilere selam gönderdi. Ankara’daki Doruk maden işçileri, İzmir’deki Temel Conta ve Digel Tekstil işçileri ile Kocaeli’nde grevde olan Bekaert işçilerine destek mesajı verildi. Bayhan, işçilerin hak mücadelesinin, işçi sağlığı ve güvenliği mücadelesiyle iç içe olduğunu belirterek, bu mücadelelerin birbirini tamamladığını ifade etti.
İş cinayetleri sistematik bir sorun
Bayhan, iş cinayetlerinin tekil olaylar olarak ele alınmasının yanlış olduğunu belirterek mevcut ekonomik ve siyasal düzeni eleştirdi. “Bütün bu süreçler, büyük bir kar hırsı ve sömürü ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca, modern kapitalist toplumda iş cinayetlerinin sistematik bir hal aldığını ve bunun “takip edilebilir bir cinayetler sistemi” olarak adlandırılabileceğini söyledi.
Konuşmasında Friedrich Engels’in yaklaşık 180 yıl önceki değerlendirmelerine atıfta bulunan Bayhan, toplumsal sistemlerin işçileri erken yaşta ölüme sürüklemesini “örtülü ve kasıtlı cinayet” olarak tanımladı. Bu ifadelerle, günümüzde işçilerin yaşamlarını kaybetme nedenlerinin sistematik bir sorun olduğunu vurguladı.
Ailelerin durumu ve istatistikler
Toplantıya katılan iş cinayetlerinde yaşamını yitirenlerin ailelerinin değerlendirmelerine de değinen Bayhan, bu ölümlerin sadece istatistik olarak görüldüğüne tepki gösterdi. Ailelerin, kaybettikleri bireylerin rakamsal verilere indirgendiğini dile getirdi. “Her biri birer can ve bir savaşın bilançosu” diyen Bayhan, bu duruma dikkat çekti.
Bu noktada, iş cinayetlerinin arkasındaki insani boyutu göz ardı etmemek gerektiğini ifade eden Bayhan, işçi ailelerinin yaşadığı acıları ve kayıpları dile getirerek, toplumun bu konudaki duyarlılığını artırma çağrısında bulundu.
Eski ve mevcut bakanların eleştirisi
Bayhan, konuşmasında eski Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in 2010 yılında Zonguldak Karadon maden faciası sonrası sarf ettiği sözleri hatırlattı. Çelik’in, işçilerin “acı çekmediklerini” ifade ettiğini belirten Bayhan, bu sözlere rağmen Çelik’in siyasi görevine devam ettiğini vurguladı. Bayhan, mevcut Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’ı da eleştirerek, Dilovası’ndaki işçi ölümleri sonrası verdiği sözleri tutmamakla suçladı. Işıkhan’ın davayı takip edeceğine dair söz vermesine rağmen duruşmalarda bulunmadığını dile getiren Bayhan, “Davaya gittik, kendisinin gölgesi bile yoktu” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Gayrettepe’deki işçi ölümleri sonrası “sonuna kadar takipçisi olacağım” dediğini hatırlatan Bayhan, ailelerin bu süreçte bu takibi görmediğini savundu. Bu tür sözlerin, icraatlarla desteklenmediği sürece inandırıcılığının kalmayacağını belirtti.
Çözüm önerileri ve işçi hakları
Bayhan, iş cinayetlerinin önlenmesi için işçi sağlığı ve güvenliği düzenlemelerinin işçilerin yaşam hakkını merkeze alacak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade etti. Emek Partisi’nin çözüm önerilerini sıralayan Bayhan, iş kazaları ve meslek hastalıklarında gerçek adaletin sağlanmasını, adalet arayan ailelere kulak verilmesini ve sendikalı, örgütlü çalışma hakkının güvence altına alınmasını belirtti.
Bayhan, iş cinayetlerinde işçinin statüsüne bakılmaksızın ailelere koşulsuz tazminat ve en yüksek düzeyde emekli aylığı bağlanmasını da istedi. Yaralı ve uzuv kaybı yaşayan işçilerin de insanca yaşam hakkının devlet güvencesine alınması gerektiğini vurguladı. Son olarak, iş cinayetleri, meslek hastalıkları ve yaralanmalara ilişkin davalarda patronların asıl sorumlu olarak yargılanması gerektiğini dile getiren Bayhan, “Kusur, kaza, hata gibi kavramlar terk edilerek olası kast hükümlerine göre yargılanmalıdırlar” dedi. Bu açıklamalar, iş sağlığı ve güvenliği konusundaki tartışmaların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
💬 Yorumlar (0)