ABD’nin İran ile yürütmekte olduğu müzakerelere dair Beyaz Saray’dan açıklamalar geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran hükümetinin yaptığı olumsuz açıklamaların, iki taraf arasında yürütülen özel görüşmeleri yansıtmadığını belirtti. Leavitt, İran rejiminin yıkımı sona erdirmek ve müzakere masasına oturmak için giderek daha istekli hale geldiğini ifade etti.
Leavitt, “Rejimin kamuoyuna yönelik tüm tavırlarına ve yanlış haberlere rağmen görüşmeler devam ediyor ve iyi gidiyor. Kamuoyuna söylenenler, elbette bize özel olarak iletilenlerden çok farklı” dedi. Bu durum, müzakerelerin gidişatı hakkında olumlu bir izlenim yaratıyor.
İran’ın Anlaşma Yapmaması Durumunda Sonuçlar Olabilir
Leavitt, İran’ın ABD ile bir anlaşmayı reddetmesi halinde Başkan Donald Trump’ın İran rejimine ağır bir bedel ödetmek için çeşitli seçenekleri olduğunu vurguladı. İranlı yetkililerin, geçmişteki liderlerden daha makul oldukları belirtilirken, bu kişilerin isimleri hakkında bilgi verilmedi. “Bu kişiler, perde arkasında ve artık hayatta olmayan önceki liderlerin bazılarına kıyasla daha makul görünüyorlar” şeklinde konuştu.
Leavitt, İranlı müzakerecilerin diplomatik bir çözüme ulaşmaya istekli olmadıkları takdirde ordunun hedefi olabilecekleri tehdidinde bulundu. “Bu, İran’ın nükleer hırslarından vazgeçmek ve bu başkanla bir anlaşma masasına oturmak için doğru olanı yapabileceği tarihi bir fırsat. Aksi takdirde, yine söylüyorum, ABD Silahlı Kuvvetleri’yle yüz yüze gelecekler” ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı’ndaki Tankerler ve Diplomasi Çabaları
Leavitt, İran’ın Hürmüz Boğazı’na gönderdiği 20 petrol tankerinin, ABD ile İran arasında yürütülen doğrudan ve dolaylı görüşmelerin bir sonucu olduğunu belirtti. “Başkan’ın diplomasi çabaları ve ekibi bu konuyla ilgilenmemiş olsaydı, tankerler buradan geçemezdi. Bu çabaların devam etmesini bekliyoruz” dedi.
ABD’nin İran’ın enerji tesislerini hedef alıp almayacağına ilişkin soruya Leavitt, ABD ordusunun her zaman hukuka uygun hareket edeceğini öne sürdü. “Başkan, şu anda İran rejimine en iyi hamlelerinin bir anlaşma yapmak olduğunu, aksi takdirde ABD Silahlı Kuvvetleri’nin onların hayal bile edemeyeceği yeteneklere sahip olduğunu ve bunları kullanmaktan çekinmeyeceğini oldukça açık bir şekilde belirtti” açıklamasında bulundu.
ABD Askeri Varlığı ve Stratejik Hedefler
Leavitt, Orta Doğu’daki ABD askerlerinin sayısının göz önüne alındığında, Trump’ın çatışmayı “sonlandırmaya mı yoksa şiddetlendirmeye mi” çalıştığı sorusuna yanıt verdi. “Başkan, Destansı Öfke Operasyonu’nun hedeflerine ulaşmaya odaklanmış durumda. Orta Doğu’da sahada bulunan kuvvetlere gelince, başkomutan için maksimum seçenek oluşturmak Pentagon’un görevidir. Bu, başkanın herhangi bir ek karar aldığı anlamına gelmez” dedi.
Başkan Trump’ın İran ile görüşmek istediğini söylemesi ve ardından bölgeye ABD kuvvetleri göndermesinin çelişkili olduğuna dikkat çekilmesi üzerine Leavitt, diplomasinin Trump’ın “bir numaralı seçeneği ve önceliği” olduğunu yineledi. Leavitt, Trump yönetiminin savaştan önce bir anlaşma yapmaya yönelik önceki girişimlerinin başarısız olduğunu hatırlatarak, “Tekrar bir anlaşma şansı olursa, başkan dinlemeye açık olacaktır. Ancak bu, 30 gün önce belirlediği askeri hedeflere odaklanmasını engellemez” dedi.
Arap Ülkelerinin Rolü ve Başkan’ın Yaklaşımı
Arap ülkelerinin İran ile savaşın maliyetini karşılamaya katkıda bulunup bulunmayacağı sorusu üzerine Leavitt, Başkan Trump’ın bu fikre sıcak baktığını ifade etti. “Bunun, başkanın sahip olduğu bir fikir olduğunu biliyorum ve bu konuda ondan daha fazlasını duyacağınızı düşünüyorum” dedi.
Sonuç olarak, ABD’nin İran ile müzakereleri devam etmekte ve iki taraf arasında olumlu bir hava olduğu gözlemlenmektedir. Ancak, müzakerelerin başarısı, her iki tarafın da istekli olmasına bağlı olarak şekillenecektir. Gelişmeler anlık olarak takip ediliyor.
💬 Yorumlar (0)