Son dönemde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri hamleleri, Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’ndeki sivil gemi trafiği için ciddi güvenlik tehditleri oluşturuyor. İran’ın saldırılara karşılık olarak Hürmüz Boğazı’nı kapatması, bölgede tehlikeleri artırmış ve bazı gemilere Devrim Muhafızları Ordusu tarafından saldırılar düzenlenmiştir. Bu gergin ortam, arabulucu ülkelerin çabalarına rağmen büyük bir çatışmaya dönüşmeden devam etmektedir.
Gemi personelleri, bulundukları durumun risklerini göz önünde bulundurarak, çatışmaların ortasında neyle karşılaşacaklarını bilememektedirler. Hürmüz Boğazı çevresinde bekleyen gemilerde görevli olan personel, tehlikeli bir ortamda çalışmakta ve bu durum, uzun süredir devam eden bölgesel gerginliklerin bir yansıması olarak öne çıkmaktadır.
Kaptan Al-Jubouri’nin Deneyimleri
AP’ye verdiği röportajda Iraklı kaptan Al-Jubouri, 1984 yılından bu yana denizcilik yaptığını ve mevcut durumun kendisi için yeni olmadığını ifade etti. 1980-1988 yılları arasında gerçekleşen Irak-İran Savaşı ve 1991 yılındaki Körfez Savaşı’nda yaşadığı deneyimlerle, Orta Doğu’da süregelen düşmanlıkların kendisi için tanıdık olduğunu belirtti. “Çalışmak bir risk haline geldi, ne zaman bombalanacağımızı bilmiyoruz. Bir ateş topunun üzerinde seyrediyoruz” dedi.
Kaptan Al-Jubouri, Palau bayraklı SeaMoon adlı tankerde dört aydır görev yaptığını ve şu anda Aden Körfezi’nden Umman Körfezi’ne doğru seyir halinde olduklarını aktardı. Rotalarının Hürmüz Boğazı’nı kapsamasa da, bu güzergahta seyahat etmenin tehlikeli olduğunu ifade etti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında, bölgedeki güvenlik endişeleri zirveye ulaşmış durumda ve bu durum, lojistik aksamalar ve gecikmelere yol açıyor.
Personelin Eğitimi ve Güvenlik Önlemleri
Kaptan Al-Jubouri, emri altında çalışan personeli olası tehlikelere karşı eğittiklerini sözlerine ekledi. “Allah korusun, gemi ateş altına alınırsa, nasıl tepki vereceklerine dair eğitim verdik” şeklinde konuştu. Kendi deneyimlerinden de yola çıkarak, daha önce çalıştığı gemilerin hedef alındığını ve bu tür durumlarla başa çıkmak için yeteri kadar tecrübeye sahip olduğunu vurguladı.
Geçtiğimiz yıl Yemen’de görev yaptığı geminin hedef alındığını aktaran Jubouri, yaşadıkları durumu şu şekilde özetledi: “Gemim hedef alındığında, hemen harekete geçerek halatları kestim ve motorları çalışır duruma getirdim. Sonrasında, sorumluluğu alarak gemiyi ve ekibimi korumak için hızlıca limandan ayrıldım.” Bu tür olaylar, denizcilerin güvenliğini tehdit eden anlar olarak hafızalarında yer etmektedir.
Düşük Mürettebat ve Psikolojik Etkiler
Yemen’de yaşanan olay sonucunda gemilerinin hafif hasar aldığını, ancak bu hasarın seyir yapmalarına engel olmadığını belirten kaptan, mevcut risklerin devam etmesine rağmen durumu sakinleştirerek limana dönüş yaptıklarını ifade etti. Ancak, yaşananların normalleşmeye başladığı bir dönemde, mürettebat için bu durumun kabul edilebilir olmadığına dikkat çekti. Ekiplerinin 27 kişiden 17’ye düştüğünü ve insanların bu tür olaylar sebebiyle korku içinde olduğunu belirtti.
Yaşanan bu zorlu süreçler, denizcilerin psikolojik durumları üzerinde derin etkiler bırakmakta ve bu durum, denizcilik sektöründe çalışanların güvenliğini daha da önemli hale getirmektedir. Gemi kaptanları ve mürettebat, her an karşılaşabilecekleri riskler nedeniyle işlerine olan bağlılıklarını sürdürmekte zorlanmaktadırlar. Dolayısıyla, bu tür çatışmaların ve tehditlerin sona ermesi, bölgedeki sivil gemi trafiği için hayati öneme sahip olmaktadır.
Gelecek Tehditleri ve Beklentiler
Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik durumu, uluslararası deniz ticaretini doğrudan etkileyen bir faktör haline gelmiştir. Gemi kaptanları, bölgede yaşanan çatışmalar ve tehditler nedeniyle, gelecekte de bu tür risklerle karşılaşacaklarını düşünmektedir. Sürekli artan gerginlikler, bölgedeki gemi trafiğinde belirsizlik ve endişe yaratmaya devam etmektedir.
Yetkililerin, bu tür tehditlere karşı nasıl bir yanıt vereceği ve bölgedeki güvenlik sorunlarının nasıl çözüleceği konusunda net bir açıklama yapmamış olması, bu belirsizliği daha da artırmaktadır. Gemilerde görev yapan mürettebat, yaşadıkları tecrübelerle bu belirsizliğin etkilerini hissederken, uluslararası toplumun ve arabulucuların bu duruma çözüm bulması büyük bir önem taşımaktadır.
💬 Yorumlar (0)