Türkiye, uluslararası ticaret kurallarına uyum sağlamak amacıyla yeni destek programlarını devreye alarak ihracatçılarının yanında yer almayı sürdürüyor. Bu bağlamda, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi düzenlemelerle, ihracatın etkilenmemesi hedefleniyor.
Karbon Düzenlemeleri ve Sektörel Etkileri
SKDM, demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, hidrojen ve elektrik gibi önemli sektörleri kapsamaktadır. Bu ürünlerin Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan ihracatı, karbon emisyonları doğrultusunda mali yükümlülüklere tabi olacağı bildirilmektedir. Türkiye, SKDM kapsamındaki ürünlerin ihracatının büyük bir bölümünü AB pazarına gerçekleştirmekte ve bu durum, karbon emisyon hedeflerine uyulmasıyla mali yükümlülüklerin azalmasını sağlamaktadır.
Bolat, SKDM’nin Türkiye’nin ihracatına engel teşkil etmemesi için özel sektörle iş birliği içerisinde çalıştıklarını ve sektörü bu yeni düzenlemelere hazırlamak amacıyla kamu-özel sektör koordinasyonu oluşturduklarını ifade etti. Özellikle AB ile yapılan diyalogların, Türk ürünlerinin rekabet gücünü artırmak adına büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yenilenebilir Enerji ve Akreditasyon Çalışmaları
Bolat, AB Komisyonu ile yapılan görüşmelerde, lisanssız yenilenebilir enerji yatırımlarının tanınması gibi taleplerin iletildiğini belirtti. Ayrıca, Türk Akreditasyon Kurumu’nun (TÜRKAK) doğrulayıcılar için akreditasyon sağlamasının önem arz ettiğini vurguladı. Bu tür düzenlemeler, Türk sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artırmak için kritik öneme sahiptir.
AB’de yürürlüğe giren yeni mevzuatlar, Türkiye’nin ticaretini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, bu düzenlemelerin yakından takip edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerektiği ifade edilmektedir. Bolat, Türkiye’nin bu süreçte proaktif bir yaklaşım sergileyerek, ihracatçıların karşılaşabileceği zorlukları en aza indirmeyi hedeflediğini belirtti.
Responsible Programı ve Sürdürülebilirlik Çabaları
Bolat, Bakanlığın sürdürülebilirlik ve çevre konularında geliştirdiği Responsible-Sorumluluk Programı ile firmalara yeşil ekonomiye uyum sağlamaları konusunda destek verdiklerini açıkladı. Bu programda, firmaların eğitim ve danışmanlık harcamalarının önemli bir kısmının destekleneceği belirtildi. Bu destek, firmaların uluslararası normlara uyum sağlamaları ve küresel pazarda rekabet edebilirliklerini artırmaları amacıyla sunulmaktadır.
Responsible Programı, üç aşamadan oluşmakta ve şu ana kadar 166 firma destek kapsamına alınmıştır. Bu firmalardan 97’si birinci aşamayı tamamlayarak sürdürülebilirlik yol haritalarını oluşturmuşlardır. İkinci ve üçüncü aşamaya geçen 44 firma ise ‘Responsible’ markasını kullanmaya hak kazanmıştır. Bu program çerçevesinde, bugüne kadar 39,5 milyon lira destek sağlanmış olup, bu desteklerin artması beklenmektedir.
UR-GE Projeleri ve KOBİ Destekleri
Bolat, UR-GE Projesi’nin Türkiye genelinde hızla ilerlediğini ifade ederek, 56 ilde uygulanan projeler sayesinde 742 projenin destek kapsamına alındığını belirtti. Bu projeler, KOBİ’lerin ihracat potansiyelini artırmak amacıyla yürütülmektedir. Şu an 187 proje devam etmekte ve diğer projelerin ise tamamlandığı bildirilmektedir.
UR-GE kapsamındaki desteklerin önemli bir kısmı, KOBİ’lerin ihtiyaç analizleri, eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine ayrılmıştır. Son on yılda, UR-GE desteği ile birlikte 783 milyon lira ödeme gerçekleştirildiği kaydedilmiştir. Bu desteklerin yanı sıra, iyi uygulama örnekleri olarak 19 UR-GE Projesi belirlenmiştir. Program kapsamında ‘Responsible’ markasını kullanmaya hak kazanan şirketlere ödül verileceği de duyurulmuştur.
💬 Yorumlar (0)