ABD ve İran arasındaki gerilim devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki Kürtlere destekle ilgili yaptığı son açıklamalar dikkat çekti. Oval Ofis’te düzenlenen basın toplantısında Trump, İran’da yaşanan protestolar sırasında Kürtlere silah gönderildiğini ancak bu silahların İranlılara ulaşmadığını öne sürdü.
Trump, bu süreçte Kürtlerin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını ifade etti. Ancak ABD ve İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, Trump’ın Kürtlerin kullanılması fikrini veto ettiği iddia ediliyor. Trump’ın açıklamalarında Kürt gruplarını İran hükümetine karşı yerel bir isyanı desteklememekle suçlaması, bu durumu daha da ilginç hale getiriyor.
Trump’ın Veto İddiası ve Türkiye’nin Rolü
Jerusalem Post’a göre, Trump’ın Kürt planına karşı çıktığı ve bunun arkasında Türkiye’nin de etkili olduğu savunuluyor. ABD’nin üst düzey savunma yetkilileri, Kürtlerin İran’daki durumu için bir plan önerilmesine karşı çıkmış ve bu durum Trump’ın kararını etkilemiş olabilir.
Trump’ın bu konudaki açıklamalarının nedenini ise net bir şekilde açıklamak zor. Bazı yorumcular, ABD Başkanı’nın İran rejiminin iktidarda kalması konusunda sorumluluk almak istemediğini belirtiyor.
Silahların Akıbeti ve İranlı Muhalefet
Trump’ın bahsettiği silahların nerede olduğu ise bir diğer merak konusu. The Arab News’un haberine göre, ABD tarafından sağlanan silahların Kuzey Irak’taki gruplara gönderildiği ve bu grupların da bu silahları İranlı Kürtlere ulaştırmayı hedeflediği iddia ediliyor. Ancak İranlı Kürt muhalif grupları, kendilerine silah gönderildiği yönündeki iddiaları yalanlıyor ve Trump’ın açıklamalarının İran’a karşı daha fazla saldırı için bahane sağladığını savunuyor.
Uzmanlar, bu tür kaybolan silah iddialarının, savaş sırasında İranlıları içeriden yanıltmak amacıyla oluşturulmuş bilgi karmaşasının bir parçası olabileceğini öne sürüyor.
İran’da Casus Avı ve Gözaltılar
İran, ülkede düzenlenen bir operasyonda “İsrail ile bağlantılı” olduğu öne sürülen silah kaçakçılarına yönelik 20 kişinin gözaltına alındığını ve çok sayıda silah, patlayıcı ve mühimmatın ele geçirildiğini açıkladı. Bu durum, İran’ın iç güvenlik endişelerini artıran bir gelişme olarak kaydediliyor.
Diğer yandan, ABD merkezli NBC News, İran ile mevcut ateşkesin bozulması durumunda Trump’ın büyük çaplı bir operasyon emri vermesi halinde, bu operasyonun isminin “Balyoz Operasyonu” olacağını bildirdi. Bu da, ABD’nin İran üzerindeki askeri baskısını artırabileceğine dair işaretler taşıyor.
Trump ve İran’ın Nükleer Anlaşması Üzerine Görüşleri
İran ile müzakerelerin belirsizliğe sürüklendiği bir dönemde, Trump’ın İran’ın barış teklifini “tamamen kabul edilemez” olarak nitelendirmesi, ateşkesin yeniden sorgulanmasına neden oldu. Trump, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu ABD’ye teslim edeceği yönündeki açıklamalarının ardından, İran’ın nükleer silah üretme çabalarından vazgeçeceğine dair kesin bir inanca sahip olduğunu ifade etti.
Trump, İran ile görüşmelerin devam ettiğini ve bu süreçte kontrolün tamamen kendilerinde olduğunu vurguladı. “Ya bir anlaşma yapacağız ya da yok edilecekler” şeklinde net bir tutum sergileyen Trump, her durumda ABD’nin kazanacağını belirtti.
İran’ın Sert Yanıtı ve Nükleer Tehditler
Trump’ın bu açıklamalarına İran’dan sert bir yanıt geldi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, ülkesinin yeniden saldırıya uğraması halinde uranyumu yüzde 90 zenginleştirme seçeneğini gündeme getirdi. Yüzde 90 saflıkta uranyum, nükleer silah yapımında kullanılan bir seviye olarak kabul ediliyor.
Bu durum, İran ve ABD arasındaki gerilimin daha da tırmanabileceğine işaret ediyor. Trump’ın nükleer anlaşma konusundaki sert tutumu, İran’ın karşı hamleleri ile birleştiğinde, bölgedeki istikrarsızlığın artmasına neden olabilir.
Son olarak, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Mali İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Jules J. Hurst III, ABD-İsrail-İran savaşının bugüne kadarki maliyetinin yaklaşık 29 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Bu rakam, çatışmanın ne denli büyük ekonomik yükler getirdiğini gözler önüne seriyor.
💬 Yorumlar (0)