Bitlis’in Hizan ilçesinde, dağların arasında yer alan Ürünveren köyünde, her sabah bir öğretmen, öğrencilerine eğitim vermek için zorlu koşullara meydan okuyor. Komando değil, bir eğitimci olan Kevser Hilal Gökçe, burada öğretmenlik yapmanın ötesinde, çocukların geleceğini şekillendirmek için büyük bir özveri ile çalışıyor.
Kahraman Öğretmen Kimdir?
Aslen Ankaralı olan Kevser Hilal Gökçe, üç yıl önce Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Hizan’a bağlı Karakoyun Mezrası İlkokulu’na müdür yetkili öğretmen olarak atanmıştır. Bu köy, Hizan ilçe merkezinden 52 kilometre uzaklıkta yer alıyor ve ulaşım koşulları oldukça zorlu. Ancak Gökçe, bu zorlukları göğüsleyerek, öğrencilerine en iyi eğitimi vermek için var gücüyle çalışıyor.
Her sabah erken saatlerde uyanan Gökçe, ilk olarak sınıfı ısıtmak için odun kırmakta ve sobayı yakmaktadır. Bu, sadece bir öğretmenin sorumluluğu değil, aynı zamanda öğrencilerin sağlıklı bir ortamda eğitim alabilmesi için gösterdiği büyük bir fedakarlıktır. Gökçe, “Çocukların hem eğitim öğretim sürecinde hem de geleceklerinde iyi bireyler olmaları için elimden geleni yapıyorum,” diyerek amacını vurguluyor.
Öğrencilerin Mutluluğu ve Eğitim Süreci
Gökçe’nin öğrencileri, sınıfın sıcacık ortamında eğitim almanın keyfini çıkarıyor. Dördüncü sınıf öğrencisi Melek Tacar ile birinci sınıf öğrencisi Yusuf Turan, okulda öğrendiklerinden ve oyunlardan oldukça memnunlar. “Okulda çok güzel oyuncaklar var ve güzel dersler yapıyoruz. Öğretmenimizi de çok seviyoruz,” diyorlar. Bu ifadeler, Gökçe’nin yaptığı fedakarlıkların ne denli değerli olduğunu gösteriyor.
Gökçe, eğitim sürecini sadece derslerle sınırlı tutmuyor; aynı zamanda öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimlerine de büyük önem veriyor. Sınıf içinde oyunlar, etkinlikler ve grup çalışmalarına yer vererek, çocukların birbirleriyle etkileşim kurmasına olanak tanıyor. Bu sayede, öğrenciler sadece akademik başarıya değil, aynı zamanda sosyal becerilere de sahip oluyorlar.
Fedakarlık ve Azimle Dolu Bir Eğitim Süreci
Gökçe, burada öğretmenlik yapmayı sıradan bir iş olarak görmüyor; bu, onun için bir yaşam tarzı haline gelmiş. Odun kırmayı ve soba yakmayı burada öğrenen Gökçe, öğrencilerinin daha iyi bir geleceğe sahip olmaları için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır. “Her şeyi yapıyorum,” diyor ve bu noktada ne kadar kararlı olduğunu ifade ediyor.
Soğuk havalarda sınıfı ısıtmak için çabalarken, aynı zamanda öğrencilerinin ilgisini çekmek için çeşitli yöntemler deniyor. Bu sayede, eğitim ortamı sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da sıcak ve samimi bir hale geliyor. Gökçe’nin bu çabaları, öğrencilerinin eğitim hayatına olan bakış açılarını olumlu yönde etkiliyor.
Sonuç ve Gelecek Umudu
Kevser Hilal Gökçe’nin hikayesi, sadece bir öğretmenin gayretini değil, aynı zamanda toplumun eğitimine olan katkısını da simgeliyor. Zorlu koşullar altında bile, eğitim aşkıyla yanıp tutuşan bir öğretmenin, öğrencilerinin hayatını nasıl değiştirebileceğinin en güzel örneği. Öğrencileri için bir ışık olan Gökçe, onların gelecekte daha iyi bireyler olabilmeleri için elinden geleni yapıyor.
Bu tür hikayeler, eğitim sistemimizin içinde barındırdığı potansiyeli gösteriyor. İyi bir öğretmenin, öğrencileri üzerindeki etkisi, sadece akademik başarı ile sınırlı kalmaz; aynı zamanda onların yaşamına yön verir. Gökçe’nin azmi ve sevgisi, bu köyde yaşayan çocukların hayatında umut ışığı olmaya devam ediyor.
💬 Yorumlar (0)