Diyarbakır’da meydana gelen bir olay, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. 58 yaşındaki M.Z.B., dini nikahlı eşi 40 yaşındaki F.D.’yi apartman girişinde pusu kurarak 30 yerinden bıçaklayarak ağır yaraladı. Bu dehşet verici saldırı, evlilikleri süresince yaşanan sorunların bir sonucuydu ve kadının yaşadığı travma, toplumda kadına yönelik şiddetin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Olay, 13 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşti. İki çocuk annesi olan F.D., yaşadığı saldırı sonrası üç gün yoğun bakımda tedavi gördü. İddialara göre, M.Z.B. ve F.D. arasındaki tartışma, M.Z.B.’nin F.D.’yi aldattığına dair iddialarla başlamıştı. Olaydan dört gün önce ayrılan çift, M.Z.B. tarafından tekrar eve dönmesi için çağrıldığı sırada, kadın pusuya düşürüldü ve ağır yaralandı.
Olayın Ardındaki Sebepler Nelerdi?
M.Z.B. ve F.D. arasında uzun süredir devam eden sorunlar, boşanma sürecine kadar varmıştı. F.D., M.Z.B.’nin kendisini tehdit ettiğini ve boşanmak istemesine rağmen sürekli olarak onu manipüle ettiğini açıkladı. Kadın, “Sürekli boşanmak istiyordu, beni alıp milletin önüne götürüp ‘boşuyorum seni’ diyordu” ifadelerini kullandı. F.D., çocukları için sesini çıkarmadığını ve yaşananları sineye çektiğini belirtti.
Saldırının yaşandığı gün, F.D. sabah saatlerinde M.Z.B.’yi konuşmak için apartmanın girişine çağırdı. M.Z.B., bu çağrıyı fırsat bilerek kadının arkasından pusu kurdu ve defalarca bıçakladı. F.D. olay sonrası hastaneye kaldırıldı ve hayat mücadelesi vermeye başladı. Üç gün yoğun bakımda kalan kadın, saldırganın cezaevinde bile tehditler savurduğunu, “Çıkınca o kadını öldüreceğim” dediğini belirtti.
F.D.’nin Yaşadığı Korku Dolu Günler
Saldırıdan sonra yaşadığı travmanın yanı sıra F.D., cezaevinde M.Z.B.’nin kendisine yönelik tehditlerinden de korktuğunu ifade etti. “Çocuklarım onun yanına cezaevine gitmişti. Çocuklarıma demiş ‘Keşke öldürseydim, sizin sesinizi duymasaydım öldürecektim'” diyerek, yaşadığı korkunun boyutlarını gözler önüne serdi. F.D., yaşadığı travma nedeniyle devletten yardım talep etti ve M.Z.B.’nin serbest bırakılmaması gerektiğini söyledi.
F.D., M.Z.B. ile 16 yıllık evlilikleri süresince sürekli olarak baskı altında yaşadığını ve bunun sonucunda boşanmanın onun için bir çıkış yolu olduğunu belirtti. Ancak M.Z.B.’nin boşanmadan sonra bile onu hedef almaya devam etmesi, F.D. için büyük bir tehdit oluşturmaktaydı. “Çıkıp beni tekrar öldürecek, buna da eminim” diyerek, yaşadığı korkuyu bir kez daha dile getirdi.
Sosyal Medyada Tepkiler Nasıl Oldu?
Diyarbakır’da yaşanan bu olay, sosyal medyada büyük yankı buldu. Kullanıcılar, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için daha fazla önlem alınması gerektiğini dile getirdi. Çok sayıda kişi, F.D.’ye destek mesajları gönderdi ve devletin bu tür olaylara karşı daha duyarlı olmasını istedi. Olayın detayları, sosyal medyada birçok insanı derinden etkiledi ve kadına şiddet konusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
F.D., yaşadığı bu dehşet dolu olayla ilgili olarak, “Devletime güveniyorum. Gerekenin yapılacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Bu tür olayların önlenmesi ve kadınların güvenliğinin sağlanması için yetkililerin daha etkin adımlar atması gerektiği vurgulandı. F.D.’nin yaşadığı travma, toplumda kadına yönelik şiddetin ciddiyetini bir kez daha hatırlattı.
Olayın Sonuçları ve Gelecek Planları
M.Z.B., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak F.D.’nin yaşadığı tehlike ve M.Z.B.’nin tehditleri, kadının hayatını tehdit etmeye devam ediyor. F.D., yaşadığı olayın ardından rehabilitasyon sürecine girdi ve geleceği hakkında endişelerini dile getirdi. Çocuklarının da yaşadığı psikolojik travmanın etkisi altında olduğunu belirten F.D., “Çocuklarım için geleceğimi düşünüyorum. Onların güvenliğini sağlamak benim için en önemli şey” dedi.
Diyarbakır’daki bu olay, kadına yönelik şiddetin son bulması gerektiğine dair bir çağrı niteliği taşımaktadır. Yetkililerin, benzer olayların önüne geçebilmek için daha fazla önlem alması ve kadınları koruma konusunda daha aktif rol oynaması gerektiği vurgulanmaktadır. F.D. gibi kadınların yaşadığı travmalar, toplumsal bir sorun olarak ele alınmalı ve çözüm yolları bulunmalıdır.
💬 Yorumlar (0)