Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, New York’ta düzenlenen etkinlikte iklim krizi hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye’nin çevre politikaları ve Sıfır Atık Projesi üzerinde durdu. Bakan Kurum, iklim krizinin sadece çevresel bir sorun değil, aynı zamanda bir sistem krizi olduğunu vurguladı.
Bakan Kurum, iklim değişikliğinin dünya genelindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini ifade ederek, her yıl milyarlarca ton atığın çevreye zarar verdiğine dikkat çekti. Bu bağlamda, su kaynaklarının korunması ve yönetimi konusunun giderek daha da önemli hale geldiğini belirtti. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 Başkanlığı sürecine ilişkin bilgiler de paylaşan Kurum, bu sürecin etkili bir uygulama platformu olarak değerlendirildiğini söyledi.
İklim Krizi ve Ekonomiye Etkisi
Kurum, iklim krizinin ekonomik boyutlarına da değinerek, bu durumun gıda güvenliği, su güvenliği ve toplumsal istikrar ile doğrudan ilişkilendirildiğini açıkladı. Küresel sıcaklık artışının 1,5 derece sınırına yaklaştığını ve aşırı hava olaylarının son 50 yılda ciddi bir artış gösterdiğini kaydetti. Bu gelişmelerin, ülkeleri iklim politikalarını revize etmeye zorladığını ifade etti.

Özellikle doğal afetlerin sıklığının artmasının, iklim değişikliğinin bir sonucu olduğunu belirten Kurum, bu durumun toplumları ve ekonomileri tehdit eden bir risk faktörü haline geldiğini vurguladı. Ülkelerin bu konuda proaktif önlemler alması gerektiği konusunda ısrarcı oldu ve mevcut gidişatın yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sıfır Atık Projesi ve Hedefleri
Kurum, Türkiye’nin Sıfır Atık Projesi hakkında detaylar vererek, projenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütüldüğünü söyledi. Sıfır Atık’ın, sadece çevre koruma değil, aynı zamanda bir kalkınma modeli olarak ele alındığını belirtti. Projenin, doğal kaynakların verimli kullanımı ve atıkların geri kazanımına yönelik önemli bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
Türkiye genelinde 205 binden fazla bina ve yerleşkede Sıfır Atık sisteminin kurulduğunu açıklayan Kurum, bu sistemin 25 milyon kişiye eğitim verilerek yaygınlaştırıldığını söyledi. Geri kazanım oranının yüzde 13’ten yüzde 36’nın üzerine çıkarıldığını belirten Kurum, bu oranın 2035 yılına kadar yüzde 60’a ve 2053 yılına kadar ise yüzde 70’e çıkarılması hedeflendiğini vurguladı. Ayrıca, depozito yönetim sistemi ile yaklaşık 25 milyar ambalajın izlenebilir hale getirildiği bilgisini paylaştı.
Su Kaynakları ve Gelecek Tehditleri
Bakan Kurum, su kaynaklarının azalmasının dünya genelinde bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Su güvenliğinin, enerji ve gıda güvenliği ile yakından ilişkili olduğunu ifade eden Kurum, gelecekte suyun daha da kritik bir kaynak haline geleceğini vurguladı. Bu bağlamda, ülkelerin su kaynaklarını koruma ve yönetme konusunda daha dikkatli olmaları gerektiğinin altını çizdi.
Su kaynaklarının azalmasının yanı sıra iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle yaşanan kuraklık ve aşırı yağış gibi olayların da toplumlar üzerinde derin etkiler bıraktığını belirten Kurum, bu durumun tarım, sanayi ve günlük yaşam üzerindeki yansımalarını örneklerle açıkladı. Gelecekte su krizlerinin daha da derinleşebileceği uyarısında bulundu.
İş Dünyası ve Sivil Toplumun Rolü
Programda iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolüne de değinen Kurum, bu yapıların toplumsal dönüşümde önemli aktörler olduğunu ifade etti. İş birliği ve ortak hareket etmenin önemine dikkat çekerek, tüm paydaşların iklim değişikliğiyle mücadelede bir araya gelmesi gerektiğini vurguladı. İş dünyasının, çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynadığını belirtti.
Bakan Kurum, iş dünyasının iklim dostu projelere yatırım yapmasının yanı sıra, toplumda çevre bilincinin artırılması için de çalışmalar yürütmesi gerektiğini ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarının ise bu konuda kamuoyunu bilinçlendirme ve farkındalık yaratma görevini üstlenmeleri gerektiğini belirtti. Bu iş birliğinin iklim değişikliğiyle mücadelede büyük bir etki yaratacağını sözlerine ekledi.
💬 Yorumlar (0)