Diyarbakır’da düzenlenen 2026 Nevruz kutlamalarında, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, önemli açıklamalarda bulundu. Bakırhan, burada yaptığı konuşmada, Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin geleceği konularında tarihi nitelikte ifadeler kullandı. On binlerce kişiye hitap eden Bakırhan, Kürtlerin talebinin ayrılık değil, yönetimde ortaklık ve anayasal güvence olduğunu vurguladı.
2025 ve 2026 yıllarına dair mesajlar
Bakırhan, 2025 yılında silahların sustuğunu ve 2026 yılının “özgürlük yasaları” yılı olması gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, Kürtlerin Türkiye’de kimliğinin tanınmasını, ana dilinde eğitim hakkını, anayasal güvenceyi, yerel demokrasiyi ve eşit yurttaşlık talep ettiğini ifade etti. Konuşmasında, Türkiye’nin kuruluş sürecine de değinen Bakırhan, Kürtlerin Kurtuluş Savaşı’ndaki rolünü hatırlatarak, felaketler ve acılar karşısında ortak bir yaşamın gerekliliğine dikkat çekti.
“Cumhuriyetin kuruluşunda yarım kalan hikâyeyi tamamlayabiliriz” diyen Bakırhan, geçmişte yaşanan sıkıntıların geleceğe taşınmaması gerektiğini vurgulayarak, bu sorunun ağırlığını gelecek nesillere bırakmak istemediklerini ifade etti. Bakırhan, artık devletle bir “münazara” değil, gerçek bir “müzakere” süreci yürütmek istediklerini belirtti.
Kürtlerin talepleri ve ortak yaşam vurgusu
Bakırhan, “Kürtler ne istiyor?” sorusuna yanıt arayarak, Kürtlerin taleplerini net bir şekilde ifade etti. Amed Meydanı’nda yaptığı konuşmada, Kürtlerin kimliğinin tanınması, ana dilinde eğitim, anayasal güvence, yerel demokrasi ve eşit yurttaşlık gibi temel isteklerini dile getirdi. Bu taleplerin Cumhuriyet’in kuruluşunda da önemli bir yer tuttuğunu belirterek, Kürtlerin bu ülkenin kuruluşunda aktif rol aldığını hatırlattı.
“Bu ülke birlikte kuruldu. Bedel birlikte ödendi.” diyen Bakırhan, felaket ve acıda ortak olan halkların, saadette de ortak olması gerektiğini ifade etti. Bu bağlamda, geçmişin yüklerinden kurtulup geleceğe daha aydınlık bir perspektifle bakmak gerektiğini vurguladı.
Devlet ve iktidara çağrılar
Bakırhan, Kürtlerin talebinin ayrılık değil, ortaklık olduğuna dikkat çekerek, artık inkar değil, tanınma beklediklerini söyledi. Devletle münazara yerine müzakere sürecinin başlaması gerektiğini belirtti. Bu açıdan, Sayın Öcalan’ın barış çağrısının önemine vurgu yapan Bakırhan, Kürtlerin yaşadığı ülkelerin başkentlerinde çözüm aradığını ifade etti. “Şimdi sıra devlette ve iktidardadır” diyen Bakırhan, artık sözden eyleme geçme zamanının geldiğini belirtti.
Bakırhan, cezaevinde bulunan Kürtlerin özgürleşmesi gerektiğine, dağda olanların demokratik siyasete katılması gerektiğine ve sürgündekilerin evlerine dönmesi gerektiğine dikkat çekti. Halkın iradesini gasp eden kayyumların da artık gitmesi gerektiğini ekledi.
2026 yılı için hedefler ve çağrılar
2026 yılının özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olması gerektiğini ifade eden Bakırhan, devletin barış hukukunu oluşturması gerektiğini dile getirdi. Bu bağlamda, muhalefetin de barıştan korkmaması gerektiğini vurgulayarak, barışın demokratik güçlenmeyi beraberinde getireceğini belirtti. Barışın desteklenmesinin muhalefetin 86 milyona karşı bir borcu olduğunu ifade etti.
Bakırhan, yarım asırlık çatışmanın bedelinin Türkiye’nin her köşesine ağır bir şekilde ödendiğini belirterek, artık hiç kimsenin daha fazla bedel ödememesi gerektiğini dile getirdi. Kucaklaşma ve helalleşme zamanının geldiğini ifade eden Bakırhan, Kürt halkına da demokratik birlik çağrısında bulundu. Bu birlik ve beraberliğin sağlanması gerektiğini vurguladı.
💬 Yorumlar (0)